Dönemin ve olayların tanığı iki tarihçinin, Geoffroi de Villehardouin ile Henri de Valenciennes´in (Valencialı Henry), Konstinopolis´in Dördüncü Haçlı Seferi için yola çıkan Haçlılar tarafından istila ve talan edilmesini tüm detaylarıyla anlattıkları eserlerinin 1882 tarihli Fransızca baskısı... Ebru desenli ve altın yaldız süslemeli yeni cildinde.
Genç kızların çoğu kendisi gibi veremlidir. Babası taşrada olduğu için onun hasretine dayanamayıp hasta olan, bir süre sonra yanına giden Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’ndeki Fikret, yazardan başkası olmasa gerek. Romanlarda kızların babalarına olan yakınlıkları dikkati çeker. Mazinin Sesi romanındaki hem Feriha, hem de adaya hava değişikliğine gelen Nuran’da kendisinden izler vardır. Romanların Yalova, Bursa gibi kendisinin gidip geldiği şehirlerde geçmesi de tesadüfi değildir. Hayatında mutlu olmayı başaramamış, ezici sıkıntıların esiri olmuş yazarın daima ıstırabı, hicran ve hüsranı anlatmış olması hayatın acılı taraflarını görüp göstermesini normal karşılamak gerekir.
Tunç Yalman, Muhsin Ertuğrul, Özdemir Nutku, Adalet Ağaoğlu´na ait yazılar ve Türk tiyatrosu için belgesel tadında çok sayıda fotoğraf... Nahit Oralbi'ye hitaben kaleme alınmış ithaf ve imzanın sahibi belirlenemedi.
Şair Sina Akyol´un dördüncü şiir kitabı olan eser, "Değerli dostum Güngör Tekçe´ye, değerli insan Güray Tekçe´ye tatsız ve sevimsiz İzmir´den" ithafıyla Ekim 1998 tarihinde imzalanmıştır.
Yazarının ifadesiyle, Hristiyan bir Fransız için
çok şeyler ifade eden bir şehir olan İstanbul’un, Bizans döneminden 19.
yüzyılın ortalarına kadarki tarihini ele alan bu nadir eserde, İstanbul’da
hüküm sürmüş imparatorlara, İstanbul kuşatmalarının tarihlerine ve İstanbullu
bazı azizlerin hayatlarına yer verilmiştir. Yayıncısının, sayfa kenarları altın yaldızlı, orijinal cildi içinde...
İrlandalı gezgin ve yazar Elliot Warburton’un çok sevilen, ölümünden sonra da birçok kez basılan eseri ilk kez 1845 yılında yayınlanmış, 1860 yılında 17. baskıya ulaşmıştır. İlk kez Dublin University Magazine’de yayınlanan eser Warburton’un 1845 yılında Southampton’dan gemi ile başlayıp İskenderiye, Kahire, Kudüs, Sidon, Beyrut, İstanbul ve Ege Adaları’nı kapsayan gezisinin notlarından oluşmaktadır. İstanbul ve Boğaziçi’nden çok etkilendiğini belirten yazar buralara ayrı bir bölüm ayırmıştır. Metin dışında resimler mevcuttur. Desenli bez cildinde.
Kur'an-ı Kerim, Avrupa'da ilk defa 12. asırda tercüme edilmiştir. Tercüme misyonerlik faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılmıştı. 1647'de ise Kur'an-ı Kerim ilk defa bir yerel Avrupa diline çevrilmiştir. Andre du Ryer, Arapça'dan Fransızca'ya yaptığı Kur'an-ı Kerim tercümesine "L'Alcoran de Mahomet" ismini vermiştir. Eser, daha sonra İngilizce, Almanca, Hollandaca, İspanyolca, İtalyanca ve Rusçaya çevrilmiştir. Bu çeviriler Latince bilmeyen halk kütleleri tarafondan Kur'an-ı Kerim'in okunmasını sağlamıştır.