"Aşk-ı Memnu, Mai ve Siyah" gibi romanlarıyla Servet-i Fünûn edebiyatının ve Cumhuriyet öncesi Türk edebiyatının en büyük romancısı olan Halid Ziya Uşaklıgil´in anılarının ilk bölümü... Dili ve üslubuyla büyük bir edebi eser olan "Kırk Yıl" edebiyat tarihimiz açısından olsuğu kadar, siyasi tarihimiz açısından da önemli bir vesika niteliğindedir. Beş ciltten oluşan eserin birinci cildi, yazarın oğlu ve gelinine imzalıdır.
Nazım Hikmet´in Latin harfleriyle yayımlanan ikinci kitabı olan bu eserini, yaşadığı devirde "üstat" olarak kabul edilen kişilere itibar etmemesine karşın; eserlerinde hurafelere, yobazlara, sonradan görmelere, paşazadelere ve mütegallibeye karşı bir tutum alan ve halk için sade bir dille yazan Hüseyin Rahmi´ye "Büyük Üstat" olarak imzalaması manidardır. İthaf ve imzasını, "Sanat, Manat, Eser, Meser, Filan, Falan..." dizeleriyle biten eserinin son sayfasına koyan şair, muhtemelen, çağdaşlarının aksine, süslü ve sanatlı söyleyişten pek hazzetmeyen Hüseyin Rahmi´ye bir gönderme yapmak istemiş olmalıdır. Müzayedemizde sunduğumuz eser, Hüseyin Rahmi Gürpınar´ın yakın akrabalarının kütüphanesinden çıkmıştır.
Osmanlı Devleti´nde matbaa kurup Türkçe kitap yayınlayan ilk kişi olarak tarihe geçen İbrahim Müteferrika´nın kurduğu matbaada basılmış 18. kitaptır. İbrahim Müteferrika´nın 1747´deki vefatına dek matbaacılık faaliyetlerini sürdürdüğü matbaasında, Osmanlı´nın vakanüvislerinden ve devlet adamlarından Raşid Efendi ile Vasıf Efendi kitap basmaya devam etmiş ve bu süreçte altı kitap basılmıştır. "TARİH-İ SÂMİ, ŞÂKİR VE SUPHİ" adlı eser, Vasıf Efendi ve Raşit Efendi´nin devraldıkları matbaada basılan ilk eserdir.
Şirket-i Hayriye İdaresi tarafından yayımlanan kitap, Şirket-i Hayriye´nin kuruluşundan kitabın yazıldığı tarihe kadar olan süreçte Şirket-i Hayriye İdaresi´nin tarihini, çalışmalarını, yöneticilerini, personeli ve şirkete bağlı vapurların anlatıldığı ve resimlerinin yer aldığı salname mahiyetindedir.
Nâzım Hikmet´in imzasız olarak yayımlanan ilk şiir kitabı... “Kartal” mahlasıyla Akbaba dergisinde yayımlanan bu manzum aşk hikâyesi, muhtemelen gizli komünist partisi üyeliğinden 15 yıl kürek cezasına çarptırıldığı ve bu nedenle de SSCB´ye kaçtığı dönemde Nazım Hikmet adı sakıncalı olduğu için, imzasız bir kitap olarak yayımlandı ve muhtemelen Nazım Hikmet de bu eseri kitap halinde hiç görmedi. Çünkü ne kendisi ne de eserlerini yayıma hazırlayan Memet Fuat, Ekber Babayef, Asım Bezirci gibi isimler bu kitaptan hiç söz etmediler. Kitap, ÖZEGE kataloğunda da yayınevi sahibi Yusuf Ziya Ortaç´ın eseri olarak yer aldı. Ancak BİLİM ve SANAT dergisinin 1982 tarihli 18. sayısında Kemal Sülker´in "Nazım Hikmet´in Bilinmeyen Bir Manzum Romanı" başlıklı yazısıyla eserin Nazım Hikmet´e ait olduğu ortaya çıktı ve şairin Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan toplu basımlarına dâhil edildi. Dağların Havası, Librairie de Pera´nın 22 Aralık 2002 tarihindeki 45. Müzayedesinde "Nâzım Hikmet´in ilk şiir kitabı" adıyla satışa sunulmuştu.
Oeuvres Complètes de Buffon adlı bu takım, Fransız doğa bilimci Georges-Louis Leclerc Comte de Buffon´un (1707-1788) toplu eserleridir.
Buffon´un eserleri; hayvanlar, bitkiler, mineraller ve insanlık hakkında kapsamlı bir inceleme sunar. Buffon´un eserleri, dönemin bilimsel anlayışını büyük ölçüde etkilemiş ve doğa bilimlerine katkılarıyla Buffon, modern biyolojinin gelişimine önemli bir temel atmıştır. Buffon, evrim teorisinin öncüsü olarak kabul edilmiştir. Yani, Buffon, canlıların zaman içinde değişebileceğini ileri sürmüş, ancak Darwin’den önceki bir dönemde yaşadığı için bu görüşleri çok daha sınırlı bir şekilde kabul görmüştür. 12 ciltlik bu eser, içindeki 149 planş ile beraber, Buffon´un bilimsel mirasını derinlemesine incelemek isteyenler için oldukça değerli bir kaynaktır. Eser tamamı deri ciltler içinde ve sayfa kenarları ebruludur.
Sanat tarihçisi Robert L. van Nice tarafından 1931 senesinde başlanıp 30 senede tamamlanan, Ayasofya'nın rölövelerini içeren 25 adet levhadan oluşan albümdür. Robert L. van Nice, otuz yıllık süre içerisinde bütün mesaisini bu çalışmaya ayırmış ve çok detaylı bir çizim ortaya koymuştur, öyle ki taşlardaki kırıklar ve çatlakları dahi göstermiştir. Satışa sunduğumuz albüm 25 adet levhadan ayrı numaralandırılmamış Ayasofya Cami'nin dışardan göründüğü büyük boy bir resmini içermektedir. Albüm numaralandırılışında 28 adet levhadan ibaret görünse de, yayımlandığı dönemde 5, 6 ve 7 numaralı levhaların ikinci fasikülünde verilecekleri ilan edilmiştir.
Şemseddin Sâmi´nin Tarih, coğrafya ve biyografi alanındaki kapsamlı eseri. Eseri tek başına hem Batılı hem yerli kaynaklardan faydalanarak hazırlamıştır. Türk ve Osmanlı ansiklopedi sahasının ilklerinden olan eser zamanla bir klasiğe dönüşmüştür.
*Ciltlerin künye ve son sayfalarında kenarlarda küçük yırtılmalar vardır.
Cevherî’nin, Tâcü’l-Luga ve Sıhâhu’l-´Arabiyye adıyla da bilinen Arapça sözlüğünün Türkçe tercümesidir. Mehmed bin Mustafa el-Vânî tarafından tercüme edilen sözlük Vankulu Lugatı ismiyle tanınmıştır. İlk defa İbrahim Müteferrika tarafından basılan eserin bu nüshası Üsküdar Matbaası´nda ilk cildi 1217, ikinci cildi 1218 senesinde basılmıştır.
*Künye ve ilk sayfada görülen tamir 46. sayfaya kadar azalarak devam etmiştir. Baştaki birkaç sayfada metin kaybı vardır.