Kaşgarlı Mahmud tarafından, 1072 yılında Araplara Türkçe öğretmek amacıyla, Türkçe - Arapça ansiklopedik bir sözlük olarak yazılan ancak varlığı bilinmesine karşın, 1915 yılına kadar mevcut bir kopyasına rastlanmayan ve Ali Emiri Efendi tarafından gün yüzüne çıkarılan bu eser, İslamlık öncesi ve geçiş dönemi Türk dili ve kültürü hakkındaki bütün bildiklerimizin neredeyse tamamını içeren bu eserin, Besim Atalay tarafından yapılan tercümesidir. Türk dili sahasında birçok telif ve tercüme eser yayımlamış dil bilgini Besim Atalay´ın, eserleri arasında Divan-ı Lugati´t-türk tercümesi en önemli yeri tutmaktadır.
"Çok sevdiğim kardaşım Bay Naim Onat´ın bilgin... sonsuz saygılarımla" ithafıyla 8 Şubat 1941 tarihinde imzalanmıştır.
Hüseyin Rahmi´nin çarpık ilişkilere dair kaleme aldığı eleştirel eseri. *Ön kapak tarafındaki iki formada gevşeme ve ayrılma vardır. Bu yapraklardan birkaçının ucu taşma sebebiyle hasarlıdır.
İthaf "Kardeşim Selim Amolak'a sevgiyle 24.12.1958 S K Aksal" şeklindedir. Sabahattin Kudret Aksal [1920-1993] yazar ve şair. İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü bitirmiştir. İlk şiiri 1961'de Varlık dergisinde yayınlanmıştır. İlk dönemlerinde Garip akımı etkisinde şiirler yazarken daha sonra şiirlerinde İkinci Yeni tesiri görülmüştür.
Şiire çocuk yaşlarda ilgi duyan Edip Cansever’in ilk şiiri, 1 Mart 1944’te İstanbul dergisinde çıktı. İstanbul, Yücel, Fikirler, Edebiyat Dünyası ve Kaynak dergilerinde yayımlanan ilk dönem şiirlerini İkindi Üstü (1947) adlı ilk kitabında topladı. 1951 yılında Salâh Birsel ve Alp Kuran’la birlikte Nokta adlı bir dergi çıkardı. Nokta, sekizinci sayısında kapandı (15 Ocak 1951-15 Kasım 1951). Bundan sonra Yenilik, Yeditepe, Pazar Postası, Dost, a, Dönem, Yeni Dergi, Papirüs, Yazı, Hürriyet Gösteri, Sanat Olayı, Düşün ve Adam Sanat’ta şiir ve yazıları yayımlandı. Yazı hayatı boyunca çok az düzyazı yazdı. İlk kitabı İkindi Üstü’yle döneminin şairlerinden ve eleştirmenlerden iyi not alamadı. İkindi Üstü hakkında yazan Orhan Veli, kitabı beğenmediğini söyledi. Bunun üzerine Edip Cansever ilk kitabını yok kabul ederek piyasadan toplattı. 1954’te yayımladığı ikinci kitabı Dirlik Düzenlik’e ilk kitabındaki şiirlerinden sadece dördünü aldı. Bundan sonra, bütün şiirlerinin toplandığı kitaplarına ilk kitabından hiçbir şiirini almadı. Şiire hece vezni ve Garip şiiri etkisinde başlayan Edip Cansever, 1950’li yılların ortalarına doğru Ece Ayhan, Turgut Uyar, Cemal Süreya ve Sezai Karakoç’un öncülük ettiği İkinci Yeni şiiri tarzında imge yoğunluklu şiirler yazmaya başladı. Hikâye eder gibi bir söylem kullanmasına karşın, imgeyi aynı zamanda şiirin bütününe yayarak oluşturduğu şiirlerle İkinci Yeninin büyük ustalarından bir oldu. 1957’de yayımlanan Yerçekimli Karanfil adlı kitabıyla 1958 Yeditepe Şiir Armağanını, 1976’da yayımlanan Ben Ruhi Bey Nasılım’la 1977 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülünü, 1981’de bütün şiirlerini bir araya getiren Yeniden adlı kitabıyla da 1982 Sedat Simavi Edebiyat Ödülünü kazandı. Bütün eserleri ölümünden sonra Yapı Kredi Yayınlarınca yeniden basıldı.
Edebiyat, tarih ve dil bilgini olan Alimcan İbrahimov, Türk ırkından geldiklerini kabul etmekle beraber ayrı bir Tatar milletinin, dolayısıyla Tatar edebiyatının varlığını savunmuş ve Tatarlar arasında sosyal ve politik fikirlerin gelişmesinde önemli rol oynamıştır.