Türk hukukçu ve yazar Mehmed Arif Bey, Süyûtî'nin el-Câmiu's-Sagîr'inden seçtiği hadislerle meydana getirdiği bu eseriyle yeni nesillere, abartılı bir şekilde tanıtıldığını düşündüğü Batı kültürü temsilcilerine karşılık bizim kültürümüzde de değerli kişilerin var olduğunu göstermek istemiştir. Bu eseri Tatarcaya kazandıran Abdürreşid İbrahim ise Rusya'da Müslüman Türkleri birleştirmek ve onları Türkiye'ye göç etmeye özendirmek, ayrıca Japonya'da İslam'ın resmi düzeyde tanınması için gösterdiği çabalarla tanınır. Mehmet Akif'in Süleymaniye Kürsüsünde adlı eserindeki vaizin de Abdürreşid İbrahim olduğu bilinmektedir.
Hanefî fıkhına dair bir eser olup, 17. yy'da hem saraydaki eğitim kurumlarına hem İstanbul ve taşra medreselerinin müfredatına hâkim olduğu bilinmektedir.
Divan şairi Sünbülzâde Vehbî tarafından, Sultan 3. Selim'e ithafen yazılan Arapça-Türkçe manzum bir sözlük olup, Cumhuriyet dönemine kadar okullarda okutulmuş ve yazarına alim şöhreti kazandırmıştır.
Osmanlı matematik ve astronomi alimi olup Türkiye'de bilim tarihi yazıcılığının babası sayılan Salih Zeki'nin oğlu Ahmed Malik, bütün çabasını jeolojinin gelişmesine, yeni laboratuvar ve kürsülerin oluşmasına, Maden Fakültesi'nin kurulmasına hasretmiş bir bilim adamıdır.
Osmanlı tarihini anlattığı 12 ciltlik meşhur çalışması Tarih-i Cevdet başta olmak üzere, yaşamı boyunca birçok ilmî esere imza atan devlet ve ilim adamı Ahmed Cevdet Paşa´nın (1822 - 1895) ellinci ölüm yıldönümü vesilesiyle kaleme alınıp, merhumun aziz hatırasına ithaf edilen kapsamlı çalışma... İthaf, "Aziz Evladım, Bey Adnan Sözmen´e sevgilerimle. Ebül´ula Mardin" şeklindedir.
Siyasi bir sistemin kurulabilmesi için en iyi yöntemin toplumsal sözleşme olduğu iddiasındaki eser, 1762´de yayınlandığında halk egemenliği ve genel irade ilkelerini gündeme getirmiş, Fransa başta olmak üzere Avrupa´da siyasi reformlar veya devrimler için teşvik edici olmuştur. Kısa zamanda modern düşüncenin bir dönüm noktası olan kitap, siyaset felsefesenin temel eserlerinden biridir.