XIII. SALON, 31.05.2026 saat: 14:00'a kadar internet sitemizden pey verebilirsiniz. 14:02 itibariyle canlı müzayedemiz başlayacaktır. Kitap, Dergi ve süreli yayın hariç tüm ürünlerden % 20 ürün KDV'si alınmaktadır. Komisyon Oranı: % 20 + KDV'dir. ÖDEME SÜRESİ MÜZAYEDE BİTİMİNDEN SONRA 1 HAFTADIR.
Tarihçi Nigâr Anafarta'ya "Kardeşim Nigâr Anafarta'ya saygılarımla" ithafıyla ve yazarın gerçek soyadı olan "Göğçeli" imzasıyla 2 Kasım 1952 tarihinde imzalanmıştır.
"Muvaffak Sami Onat´a..." ithafıyla, 8 Temmuz 1963 tarihinde imzalanmıştır. Kitapta, Aksaray´daki "Kitap" betikevinin camına 15 günde bir asılan "Karşı - Duvar" dergisinin ilk 12 sayısı toplanmıştır. Kapak: Said Maden.
Atsız´ın, Osmanlı tarihlerinde "Fetret Devri" olarak anılan, Ankara Savaşı sonrası şehzadelerin taht savaşlarını konu aldığı tarihsel romanı... "Türk duygusu her Türkçüye en tatlı kımızdır. Tuğrul´a deli kurt." ithafıyla imzalanmıştır. *Sırtının yarısından fazlası soyulmuş, kapaklarında kırılmalar meydana gelmiştir.
"Her Türk Okusun!" mottosuyla kaleme aldığı kitabını A. İbrahim müstear ismiyle yayımlayan yazar; 20. yüzyılda dinlerin milletlerin karakterine göre şekillenmesi gerektiğini savunmuş ve İslamiyet´i "Türk´ün anlayacağı modern bir hale getirme" fikrini beyan etmiştir. Hz. Muhammed´in aslen Türk soyundan geldiği, İslam medeniyetinin özünde bir Türk medeniyeti olduğu gibi tartışmalı iddiaların yer bulduğu kitap; döneminde yayımlandıktan sonra, memleket aleyhinde zararlı ve aşırı İslam dışı görüşler barındırdığı gerekçesiyle Atatürk´ün emriyle toplatılmış ve satışı yasaklanmıştır. *Ön kapağı eksiktir.
İlk iki kitap, dilbilimci Ahmet Caferoğlu´na ithafen imzalanmıştır: 1) "Prof. Caferoğluna derin saygılarımla." ithafıyla, 28 Mart 1940 tarihinde imzalanmıştır. 2) "Bay Prof. Ahmet Caferoğlu´na saygılar." ithafıyla, 16 Haziran 1940 tarihinde imzalanmıştır. 3) Sayın Bay Murat Kural´a derin saygılarımla." ithafıyla, 3 Şubat 1944 tarihinde imzalanmıştır.
1) "Çok Sayın Doçent B. Caferoğluna." ithafıyla, 5 Eylül 1936 tarihinde imzalanmıştır. 2) "B. Ahmet Caferoğluna saygılarımla." ithafıyla, 21 Ocak 1938 tarihinde imzalanmıştır. 3) "Muhterem üstad profesör A. Caferoğlu´na." ithafıyla, 4 Mart 1942 tarihinde imzalanmıştır. 4) Bu kitap imzasızdır.
İlk ve tek baskı olarak 150 adet basılan kitapta; "hocaların hocası" olarak anılan gravür sanatçısı Mustafa Aslıer (1926-2015) tarafından hazırlanan 9 adet linol baskı gravür yer almaktadır. Kitabın sonunda, Mustafa Aslıer ile birlikte yayıncı Walter Stahle´ın ıslak imzası mevcuttur. Yayıncısının sert karton cildinde. Gravürler Mustafa Aslier tarafından tasarlanmış, ipek Japon kağıdı üzerine monte edilerek kesilmiş ve kitaba elle yapıştırılmıştır.
2000 adet basılan Türkçe nüsha, ünlü Türk kaligraf Yılmaz Özbek tarafından yazılmış, Barın Cilt Atölyesi'nde Emin Barın'ın da katkılarıyla ciltlenmiştir.
2. THE STORY of JEWAD, çeviren: E. J. Gibb, 1884, Wilson & McCormick, Glasgow, 238 sayfa, 14x21 cm...
Giritli Ali Aziz Efendi tarafından 18. yüzyıl sonlarında kaleme alınan, eski halk hikayelerini andıran ve birbiriyle bağlantılı üç hikayeden meydana gelen kitap ve İngilizce tercümesi. Tasavvufî ve kültürel açıdan döneminin izlerini bugüne taşıyan eser, inanç, kültür ve edebiyat açısından bir klasik kabul edilmektedir.
*Osmanlıca nüshanın iç kapak kağıdının köşesi kopuktur.
Türk, Arap ve Fars ve edebiyatından üç dilde seçme şiirler içeren mecmua.
İç kapakta ve öncesindeki sayfada Farsça ve Arapça iki ithaf vardır.
1975 tarihli manzum ithaf Arapçadır. 1979 tarihli ithaf iki dönem Dış İşleri bakanlığı yapmış İhsan Çağlayangil´edir:
"Be-cenâb-ı dânişmend-i muhterem Vezîr-i Hâriciye-i Cumhûriyet-i Türkiye, İhsan Mîrî Çağlayangil. Yâdigâr-ı Muhabbet est. Halîlî 11,5,1979"
Lâle Devri´nde yaşayan şairler açısından en önemli kaynaklardan olan ve ünlü şuara tezkirelerinin başta gelenlerinden Safâî Tezkiresinin deftere istinsah edilmiş bir nüshası.
*İlk sayfası kopuk haldedir.
Kânûnî Sultan Süleyman´ın vefatından sonra yazılan en ünlü Süleymanname...
Tarihçi yönüyle de bilinen Karaçelebizâde Abdülaziz Efendi tarafından yazılmıştır.
Kânûnî Sultan Süleyman´a dair yazılan eserlerin ortak adı olan bu isimdeki eserler genellikle onun tahta çıkışı, seferleri, dönemin umumî manzarasına dair tarih metinleridir. Abdülaziz Efendi bu eserde Sultan Süleyman´ın hayatı ve fetihlerinin yanında dönemin vezirlerini ve ulemasını da anlatıyor. Kabiliyetli kişileri keşfetmede ve yetenekli gençleri himayesine alıp yetiştirtmede çok mahir olan Kânûnî´nin bu yönünü öğrenmede kaynak kitap sayılır.
*İç kısımlarda tamir görmüş bir sayfa ve metne temas etmeyen bir köşe kopuğu vardır.
Sırtı deri, kapağı ay yıldız damgalı yeni cildinde...
Naima Tarihi’nin erken dönem baskılarından olan bu tek ciltlik nüsha, büyük ebatlı, geniş kenar boşluklu, beyaz ve filigranlı kâğıda basılmıştır. Devlet matbaasında basımına başlanmasına rağmen tamamlanmamış olması bakımından da Osmanlı matbaacılık tarihi açısından dikkat çekici bir örnek teşkil etmektedir.
Mustafa Naima Efendi’nin, Tarih-i Naima´sı ilk kez İbrahim Müteferrika tarafından iki cilt halinde yayımlanmıştır. Daha sonra Matbaa-i Amire’de yeniden basımına başlanmış; ancak büyük boy olarak hazırlanan ilk cildin yayımlanmasının ardından ikinci cilt basılmamıştır.
Eserin baş tarafındaki notta Mesârifât Kalemi hulefâsından Cidde Mukayyidi Hacı Âlim Beyefendi tarafından 1280 tarihinde hatıra olarak hediye edildiği notu düşülmüştür.
Reji Anbarı´nda kâtiplik yapan Zaharoviç Efendi´nin hazırladığı eser.
İlk sayfa´da eserin künye bilgileri, ruhsat ve baskı bilgileri vardır.
2.sayfada regülatörun kullanım kılavuzu yazılmıştır.
3.sayfada aletin çalışmasını gösteren sabit sayfa üzerine iki hareketli çember ve orta raptiye ile ülkelerin, şehirlerin isimleri ile denk geldikleri saatleri tafsilatlı olarak gösteren cetveller.
4.sayfaya muhtelif mevsimlerde her ayın beşinci gününde öğle vaktinin saat kaça denk geldiğini gösteren tablo eklenmiştir.
Eserin baskı ruhsatındaki İsmi: "Regülatör yani muhtelif ülkelerdeki Alafranga ve Alaturka saatlerini tesbit etmeye mahsus Regülatör isimli Alet Şekli."
Eserin ikinci sayfasında müellifin mührü vardır: (Sofokli veled-i Nikolaki).
Eser katlanabilir şekilde tek tarafı baskı bir tarafı boş olarak 4 sahife şeklinde katlanıp, raptiye ile hareketli hale getirilmiştir.
Pierre Loti, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı sırasında Avrupa’da Türkleri destekleyen yazılar kaleme almıştır. Bu nedenle, dönemin şehzadelerinden ve son halife olan Abdülmecid Efendi tarafından takdir edilmiş; onun adını ve eserlerini yaşatmak amacıyla bir cemiyet kurulmasına öncülük edilmiştir. Şehzadenin himayesinde, elli kadar edibin katılımıyla kurulan bu cemiyetin ilk ve son toplantısının davetiyesi satışa sunduğumuz eserdir.
Şirket, Haliç ve Boğaziçi´nde işleyen buharlı gemilerin bakımı, onarımı ve inşası için gerekli olan gemi kızakların ve yüzer havuzların işletilmesi amacıyla kurulmuştur.
Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi, Sultan İkinci Abdülhamid’in kızı Hatice Sultan’ın henüz 7 aylıkken difteri sonucu vefat etmesinin ardından büyük bir üzüntü duyan sultanın emriyle 5 Haziran 1899 tarihinde hizmete açılmıştır.
Derlemeler, Boğaziçi Köprüsü ve Türk Bayrağı görselli özel bir sert kap içinde, The New York Times’ın Reklamdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Fred D. Thompson tarafından, 3 Haziran 1977 tarihli daktilo bir mektupla İhsan Sabri Çağlayangil’e ulaştırılmıştır.
Fotoğraflardan birinde, İhap Hulusi Görey ve Hamdullah Suphi Tanrıöver bir arada görülmektedir. En büyük fotoğrafın arka yüzüne, İhap Hulusi tarafından "Kınalıada - Eylul 1968" notu düşülmüştür.
Çolakzadeler Halı Kumpanyası, 1866 yılında Kula’da değirmencilik yapan Süleyman Bey’in oğulları Hacı İbrahim Bey ve Hacı Abdurrahman Bey tarafından kurulmuştur. Daha sonra aile üyeleri tarafından devam ettirilen şirket, Kula’da halıcılık üretiminin gelişmesinde önemli bir yere sahip olmuş; özellikle savaş sonrası dönemde üretimini artırarak Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar uzanan ticari faaliyetler yürütmüştür. Bir süre Şark Halı Kumpanyası ile de iş birliği yapan şirket, 1929 Dünya Ekonomik Buhranı’nın olumsuz etkileri nedeniyle ekonomik sıkıntılar yaşamış ve 1933-1934 yıllarında halıcılık faaliyetlerini sona erdirmiştir. Şirketin halıcılık yaptığı son yıllardan birine ait olan bu albüm, kurucular Hacı İbrahim Bey ve Hacı Abdurrahman Bey ile ikinci kuşak yöneticilerden Sait Bey, Şerif Bey, Abdurrahman Bey ve Süleyman Bey’in fotoğraflarıyla başlamaktadır. Albümde ayrıca fabrikanın dış görünümüne, elektrik ve buhar gücüyle çalışan dönemin ileri teknolojisi sayılabilecek makinelere, fabrika çalışanlarına, İzmir Fuarı’ndaki ve Leipzig Fuarı’ndaki şirket pavyonlarına ait fotoğraflara yer verilmektedir.
Osmanlı otelinin oldukça geniş bir misafir portföyü olduğu anlaşılmaktadır. Ağırlananlar arasında oyuncu ve tiyatroculardan tutun da rençber, gemici, müfettiş gibi pek çok meslek erbabı vardır. Otel yalnızca Kıbrıslı vatandaşlara değil Anadolu ve Dünya´nın çeşitli köşelerinden insanlara kapılarını açmıştır.
Hüseyin Rahmi´nin hikâyelerinden, Ali Emîrî´den, Fatma Aliye´den ve edebî konularla kitap yazıp yayımlamaya dair düşüncelerinden bahsettiği mektubu.
Yazılarını iki sütuna sığdıramadığı ve iki günde yayımlanması gerektiği için nezaketle özür dileyen yazar, karı koca meselesinin yazarlar için bitmeyen bir maden olduğunu yazıyor. Ali Emîrî Efendi´nin engin bilgisinin kitap sayfaları arasında saklı kaldığını, kendi yazmadığı için bilinmediğini ekliyor.
27 Mayıs Darbesi'ni gerçekleştiren ekibin Kurmay Heyeti içinde olmasına karşın, Madanoğlu ekibi tarafından tasfiye edilerek sürgüne gönderilen 14 MBK üyesi içinde olan Alparslan Türkeş mektubunda; Raif Bey'e ve ortak tanıdıklarına teşekkür edip, iltifatta bulunduktan sonra yurtdışındaki çalışmalarına kısaca değinmiş; Türkiye'ye dönüş hazırlığı yaptığından bahsetmiştir. Mektubun devamında ise kendisinden ayrılmayan eski dostlarının isimlerini -yakınlık derecelerine göre- zikretmiştir: Rıfat Baykal, Muzaffer Özdağ, Ahmet Er, Numan Esin, Mustafa Kaplan...