XIII. SALON, 31.05.2026 saat: 14:00'a kadar internet sitemizden pey verebilirsiniz. 14:02 itibariyle canlı müzayedemiz başlayacaktır. Kitap, Dergi ve süreli yayın hariç tüm ürünlerden % 20 ürün KDV'si alınmaktadır. Komisyon Oranı: % 20 + KDV'dir. ÖDEME SÜRESİ MÜZAYEDE BİTİMİNDEN SONRA 1 HAFTADIR.
Hicrî 992 tarihli seyyidlik hüccetinin yenilenerek 1028 tarihinde şahidler huzurunda hazırlanan, Nakîbü´l-Eşrâf yetkilileri tarafından imzalanıp mühürlenerek hüccet sahibi "Kurt Tatar bin Şerif Abdurrahman Altundağî"ye verilen belge.
Hüdâvendigâr Sancağındaki Karaağaç köyündeki tımarın vefat sebebiyle boş kalmasından sonra Viyana sefirliği ve Hâriciye Nâzırlığı yapmış Sâdık Rıfat Paşa´nın istidâsıyla Dîvân-ı Hümâyûn kalemi görevlilerinden Mustafa Ziyâî´ye verildiğini bildiren ferman.
Harameyn-i Muhteremeyn ve Ayasofya Camii Kebîr´ine bağlı yapılardan olan Beşiktaş Baba Sungur Tekkesi´nin zâviyedârı Nakşibendî Şeyh Osman Ziya´nın vefâtı üzerine yerine Ahmed Şükrü Efendi´nin tayin edilip bu berat verilmiştir.
Ön yüzünde "Hicaz Demiryolu´na ´hizmet eden hamiyetmendâna´ mahsus madalyadır" yazılıdır. Arka yüzünde defne çelengi içinde Sultan 2. Abdülhamid tuğrası ve lokomotif figürü vardır.
Hicaz Demiryolu inşasına yararı dokunan ya da maddî destek sağlayanlara verilen madalya.
1969 Ağustos´unda Radikal bir Avusturyalı tarafından Mescid-i Aksa kundaklanmış, bu olaya tepki olarak İslam dünyasındaki dayanışma yükselmiş ve İslam İşbirliği Teşkilatı kurulmuştu.
Davetiye mektubunda Fas Kralı 2. Hasan, 3 kez Dış İşleri bakanlığı yapan ve o dönemde bakan olan İhsan Sabri Çağlayangil´i Kraliyet Sarayında diğer İslam devleti yöneticileri, kralları ve temsilcilerinin katılacağı bir akşam programına davet ediyor. Zarfın üzerinde ve davetiyede Fas Kraliyet Arması görünüyor. Albümün giriş sayfasında da "Kültür ve İlimler Bakanlığının hürmetleriyle" yazılı bir not bulunuyor.
Fotoğraflarda genel Kudüs manzarası ve Kubbetüssahra ile kundaklanan Mescid-i Aksâ´nın o anki durumunu gösteren fotoğraflar ve Müslüman ülkelerden gelen yetkililere oluşan hasarı gösteren dinî görevliler görülüyor.
Uranyum camı, eritilmeden önce cam karışımına renklendirme amacıyla uranyum oksit eklenerek üretilen özel bir cam türüdür. Antik dönemlerden beri bilinse de seri üretimi 1830´lardan 1940´lara kadar sürmüştür. İkinci Dünya Savaşı döneminde uranyumun nükleer projelere ayrılması nedeniyle sivil üretimi durma noktasına gelmiştir. Uranyum camı doğal olarak radyoaktiftir ancak yaydığı radyasyon seviyesi genellikle çok düşüktür; insan sağlığı için belirgin bir tehdit oluşturmaz.
Her bir tabağın merkezinde altın yaldızla “Mehmed İzzet” ibaresi yer almakta olup, üzerindeki 1305 tarihi Miladi 1887 yılına tekabül etmektedir. Bu dönemde yaşamış bilinen Osmanlı paşaları arasında, eserin Serasker İstanbullu Mehmed İzzet Paşa’ya ait olduğu düşünülmektedir. Sunum tepsisi 40x27 cm, tabak çapları 25 cm...
Bawo & Dotter, New York merkezli bir ithalat firması olarak 1860´larda kurulmuş ve Fransız porselen pazarında üst segment Amerikan talebini karşılamak amacıyla Limoges kentinde "Elite Works" markasını hayata geçirmiştir. Şirket, başlangıçta porselen süsleme atölyesi olarak hizmet verirken, ilerleyen yıllarda kendi ham porselenini üreten tam teşekküllü bir üreticiye dönüşmüştür.
Organze kumaş üzerine, altın suyuna batırılmış gümüş tellerle dolgu sarma tekniğinde (dival işi) sülüs hattı ile oluşturulmuş istiflerle bezeli, Osmanlı rokokosu üslubunda tezyinli, Osmanlı tekstil sanatının nadide örneklerinden müzelik bir eser.
Kaidesinin tabanında "Van Hassel & Co. - Depose - S-Gravenhage" ibareli bir plaka, büstün sırtında ise monogram, "Depose" yazısı ve "No = 168" ibaresi yer almaktadır.
Ön yüzünde Sultan Abdülmecid'in tuğrası, arka yüzündeyse Ayasofya Camii tasviri ve "tarih-i ta'mîr-i Ayasofya sene 1265/1849" Camiinin tabanında ise, "Fossati Res. Robertson SC." yazmaktadır.
"Sevgili Okuyucularımız, SÜPERMEN Dünyanın her tarafında milyonlarca okuyucusu olan harikulade bir resimli romandır. Sizlere bu haftadan itibaren SÜPERMEN'in Türkiye'de hiç çıkmamış akla durgunluk veren maceralarını sunmakla bahtiyarız. Resimli roman sahasında her türlü yeniliği Türkiye'ye getirmiş olan CEYLAN YAYINLARI MÜESSESESİ okuyucularından aldığı kuvvetle SÜPERMEN mecmuasının da beğenileceğinden emindir. SÜPERMEN feza çağının üstün kuvvetine sahip iyilik sever bir insandır. SÜPERMEN'în maceralarını merakla tâkip edeceğinizi umuyoruz..."
Nâzım Hikmet'in provalarına bizzat katıldığı oyunun afişi.
Nazım Hikmet´in 1955 yılında kaleme aldığı Enayi; dürüst ve saf bir avukat olan Ahmet Rıza´nın, yozlaşmış bir toplumda iyilik yapmaya çalışırken "enayi" olarak görülmesini ve yaşadığı içsel çatışmaları anlatan 3 perdelik bir tiyatro oyunudur. Almancaya Alfred Kurella tarafından çevrilmiştir. 1959 yılında hazırlanan "Rosie" imzalı afişte yer alan "Kammerspiele D" ibaresi, Doğu Almanya´nın Dresden şehrinde seyirciyle buluşan oyunun oda tiyatrosu şeklinde sahnelendiğine işarettir. Sosyalist gerçekçi sanat anlayışıyla hazırlanan, cami ve modern yapı silüetlerinin bir arada görüldüğü afiş, oyunun geçtiği İstanbul´un atmosferini yansıtmaktadır.
Abidin Dino ve Renato Guttuso imzalı harikulade desenleriyle, baskı kalitesiyle ve hacmiyle, Nazım Hikmet´in yurt dışı baskıları arasında çok özel bir yere sahip olan seçki...