SAHAFİYE

SAHAFİYE, 27.08.2021 saat: 21:00'a kadar internet sitemizden pey verebilirsiniz. 21:02 itibariyle canlı mezat başlayacaktır. Komisyon Oranı: % 20 "ÖDEME SÜRESİ MÜZAYEDE BİTİMİNDEN SONRA 1 HAFTADIR.

Currency Converter:

Toplam Ürün : 72

Düşten Güzel -Şiir-, Cahit Sıtkı Tarancı, Varlık Yayınları, İkinci Basılış, sırtı haliyle, 1956, 59 sayfa, 12x17 cm

Düşten Güzel, Cahit Sıtkı Tarancı'nın ölümünden evvel yayınlanan son şiir kitabı olmakla birlikte şairin 1947-1952 yılları arasında yazdığı şiirlerinden oluşmaktadır. İlk baskısı 1952 yılında yayınlanmıştır. "İlktir baharın gönlümce geldiği/ İlktir hem sarhoş hem ayık olduğum/ Bir gerçek içindeyim düşten güzel/ Sevdiğim gülüyor yanıbaşımda"

Şiirler, Oktay Rifat, İlk Baskı, 1969, Bilgi Yayınevi, 111 sayfa, 10x18 cm

Orhan Veli Kanık ve Melih Cevdet Anday ile birlikte Türk şiirinde "Garip" hareketini başlatan Oktay Rifat, 1914'te Trabzon'da doğmuştur. Babası, o doğduğu sırada Trabzon valisi olan şair ve dilbilimci Samih Rıfat, annesi Hasan Enver Paşa’nın kızı Münevver Hanım’dır. Pek çok sanatçı ve yazar içeren bir ailede yetişti. Büyük dedesi Macar Hurşid Bey, hem Türk hem batı müziği konusunda donanımlı bestekardı; dedesi Albay Hasan Rıfat Bey şiir ilgilenirdi, amcası Ali Rıfat Bey değerli bir udi ve besteci, annesinin teyzesinin oğlu Ali Fuat Bey cumhuriyet devrinin ünlü asker ve siyaset adamı, teyzesi Celile Hanım bir ressam, teyzesi Celile Hanım’ın oğlu Nazım Hikmet ünlü bir şairdir.

Boğaziçi Mehtapları, Abdülhak Şinasi Hisar, Hilmi Kitabevi, bazı sayfaları cildden ayrılmış vaziyette, İkinci Baskı, 1956, 314 sayfa, 12x18 cm

Boğaziçi Mehtapları, Abdülhak Şinasi Hisar'ın çocukluk hatıraları ile eski Boğaziçi hayatını zengin üslubuyla anlatan düz yazı eseridir.

Yaşadım -Şiirler-, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Ada Yayınları, Numaralı Baskı, 1977, 97 sayfa, 14x19 cm

"Yaşadım/ Yıldızlar şahidimdir/ Erik ağaçları şahidimdir/ Yaşadım avuçlarımın gücü yettiği kadar/ Dağları meyveleri kadınları/ İncir dallarına yürüyen su/ Yonca tarlasından gelen nefes/ Yollar ve türküler şahidimdir" Yaşadım, Ressam ve Şair Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun ölümünden sonra yayınlanan şiir kitaplarındandır.

Fransız Şiiri Antolojisi, Orhan Veli, Varlık Yayınları, 1956, 94 sayfa, 12x16 cm

Orhan Veli'nin Fransız edebiyatından seçtiği güzel şiir tercümelerine yer verdiği eseridir. Hem kendi şiir tercümeleri hem de Sabri Esat Siyavuşgil ve Sabahattin Eyuboğlu gibi isimlerin yaptığı şiir tercümelerine de yer vermiştir. Orhan Veli bunun yanında şiirleri yer alan şairlerin hayatları hakkında da okuyucusuna muhtasar biyografiler sunmuştur.

Kavuklu Hamdi'den Üç Orta Oyunu -Büyücü Hoca, Fotoğrafçı, Eskici Abdi-, Yayınlayan: Metin And, Ankara, 1962, 292 sayfa, 12x16 cm

17 Haziran 1927'de İstanbul'da doğdu. 1946'da Galatasaray Lisesi'ni, 1950'de ise İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Öğrencilik yıllarında beş yıl İstanbul Belediye Konservatuvarı'na devam ederek Ferdi von Statzer'den piyano dersleri aldı. Yüksek lisans yapmak için Londra'ya, daha sonra bale, opera ve tiyatro eğitimi için Rockefeller Vakfı bursuyla New York'a gitti. Bir süre Kavaklıdere Şarapları'nda yöneticilik yaptı. Yazı yaşamına edebiyat, opera ve bale eleştirmenliği ile başladı. Forum dergisini ve yayınlarını yönetti. Ulus gazetesinde 15 yıl boyunca tiyatro eleştirileri yazdı. Kuruluşundan itibaren Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nde otuz yılı aşkın bir süre öğretim üyesi olarak çalıştı ve 1994'te emekli oldu. Emeklilikten sonra Boğaziçi ve Bilkent üniversitelerinde üçer yıl "Kültür Tarihi" dersleri okuttu. Amerika, Almanya ve Japonya'da konuk öğretim üyesi olarak dersler verdi. Ayrıca Amerika, Sovyetler Birliği, Çin ve Ortadoğu ülkelerinde konferans turnelerine çıktı. Radyo programları hazırladı, belgesel film senaryoları yazdı. Geleneksel Türk tiyatrosunun kökenleri, etkileşimleri ve kültürel boyutları üzerinde uzmanlaştı. Batı etkisiyle gelişen Türk tiyatrosunun dönemlerini belgelere dayalı bir yöntemle araştırdı. Karşılaştırmalı tiyatro araştırmalarının öncülerinden biri oldu. Bazıları yabancı dillerde olmak üzere 50 kadar kitap, 1500 kadar bilimsel inceleme, tanıtma-eleştiri yazısı ve ansiklopedi maddesi kaleme aldı.

Suat Taşer ve Fethi Giray'ın Soruşturmaya Uğrayan Şiir Kitapları: "1943", 34 sayfa, 16x24 cm

1940'lı yılların toplumcu şairlerinden olan Suat Taşer ve Fethi Giray'ın birlikte yayınladıkları şiir kitabı olan "1943", içerdiği toplumcu şiirler yüzünden birtakım soruşturmalar geçirmiştir. Suat Taşer, İstanbul’da doğdu. İlköğretimini Kızılırmak İlkokulu'nda tamamladıktan sonra Avanos’un bir köyünde yaşamaya başlayan şair burada yoksulluk ve köy hayatıyla tanıştı. 1940’ta konservatuar sınavına giren sanatçı, ses tonu ve Raskolnikov rolüyle tüm jüriyi etkiledi. Beş yıl süren bu eğitim onun tüm sanat yaşamının temellerini attı. Konservatuardaki eğitimin yetersizliğinden dolayı tiyatro araştırmacılığına yönelen Taşer, 1942’de spikerlik sınavını kazanıp beş sene bu mesleği sürdürmüştür. Öğrenimini tamamladıktan sonra Devlet Tiyatrosu'na girerek oyunculuk ve yönetmenlik yaptı. Çeşitli dergilerde tiyatro ile ilgili çok sayıda yazı yazdığı yoğun bir dönemden sonra 1971 yılında emekli olup İzmir’e yerleşti. Radyo ve tiyatro aşkını İzmir’e taşıyarak burada da yoğun faaliyetler içine girdi. Suat Taşer, 16 Kasım 1982’de astım rahatsızlığı sebebiyle vefat etti.

Av -Öyküler-, Ferit Edgü, Sürek Yayınları, 1967, 118 sayfa, 13x19 cm

Av, Ferit Edgü'nün 1953-1967 yıllarında yazdığı hikayelerden oluşmaktadır. Ferit Edgü, 1936’da İstanbul’da doğdu. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde başladığı öğrenimini Paris’te sürdürdü. 1976-1990 yılları arasında, kurucusu olduğu Ada Yayınları’nda, çağdaş Türk ve dünya yazarlarının, şairlerinin yapıtlarını yayınladı. Edebiyatın çeşitli alanlarında onlarca ürün verdi. "Bir Gemide" adlı kitabıyla 1979 Sait Faik Armağanı, "Ders Notları" ile 1979 Türk Dil Kurumu Ödülü, "Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı" ile 1988 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü aldı.

İz -Anı-, İbrahim Balaban, 1965, 99 sayfa, 14x19 cm

Ressam İbrahim Balaban, 1921'de Bursa'da dünyaya geldi. 1937 yılında hint keneviri yetiştirmek suçundan cezaevine girdi. Cezaevinde resim yapmaya başladı. Altı ay hapis ve 16,000 lira da para cezasına çarptırılmıştı; ancak para cezasını ödeyemeyince, para cezası üç yıl mahkûmiyete çevrilmiştir. Cezasının bitmesine çok az bir zaman kala dört mahkûmun saldırısına uğrayan Balaban, cezaevinden çıktıktan sonra evlendiği gün düğün evini basan hasmını öldürmesiyle yeniden cezaevine girdi. 1942 ile 1944 ve 1947 ile 1950 yılları arasını Bursa Cezaevi'nde geçirdi. Balaban, Bursa Cezaevi'nde kendisinden 20 yaş büyük olan Nâzım Hikmet'la tanıştı. Onun desteği ve ilgisi sayesinde resim yeteneği ortaya çıktı ve gelişti. Nâzım Hikmet, Orhan Kemal’i hikâyeci, Balaban’ı ise ressam olarak yetiştirmek istiyordu.

Orhan Kemal'in 1956'da Sait Faik Hikaye Armağanı'nı Kazanan Eseri: Kardeş Payı -Hikayeler-, Orhan Kemal, 1957, Seçilmiş Hikayeler Dergisi Yayınları, 132 sayfa, 11x16 cm

Cumhuriyet döneminin güçlü kalemlerinden Orhan Kemal'in asıl ismi Mehmet Raşit Öğütçü’dür. Babası Birinci Büyük Millet Meclisi Kastamonu milletvekillerinden avukat Abdülkadir Kemali Bey'in siyasal nedenlerle ailesini de alarak Suriye’ye kaçması üzerine, ortaokulun son sınıfında öğrenimini yarıda bıraktı. Adana’ya dönünce, pamuk fabrikalarında işçilik, dokumacılık, memurluk yaptı. İstanbul’a gelip yazarlığa başladı. 1970 yılında gittiği Sofya’da beyin kanamasından öldü.

Bektaşi Dedikleri, Fıkraları Şiirleştiren Metin Eloğlu ve Oğuz Tansel'den Turgay Gönenç'e imzalı ve ithaflı, İş Bankası Yayınları, İlk Baskı, Resimleyen: Abidin Dino, 1973, 153 sayfa, 14x19 cm

İthaf, "Bizim delimiz Turgay Gönenç'e temmuz mavisi merhabalar O. Tansel 30 Temmuz 1972, Turgay Can'a bir de benden hu Metin Eloğlu" şeklindedir. Ayrıca kitabın içerisinde Oğuz Tansel'in "Yanlışların tamamını düzeltemedim" şeklindeki notu ve düzeltmeler mevcuttur. Metin Eloğlu, Mehmet Metin, Mehmet Emin, Ali Haziranlı, Etem Olgunil ve Nil Meteoğlu imzalarını da kullandı. 1943’te Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’ne girdi. 1946’da siyasal nedenle iki ay tutuklu kaldığı için Akademi’den kaydı silindi. 1947’de askere alındı; disiplinsizliği yüzünden askerliği beş yılda bitirebildi. Pek çok sergi açtı. 1.DYO Sergisi’nde (1967) ve Yarımca Sanat Şenliği’nde (1976) birincilik ödülleri aldı. Yayımlanan ilk ürünleri 1942’de Servetifünun-Uyanış dergisinde çıkan bir öykü ile 1943’te İzmir’de Kovan dergisinde Mehmet Metin imzasıyla çıkan “Sabah Şarkısı” adlı bir şiirdir.

Genç Bir Şaire Öğütler, Max Jacob, Tercüme Eden Salah Birsel'den Turgay Gönenç'e imzalı ve ithaflı, Gim Yayınları, 51 sayfa, 13x19 cm

İthaf, "Dost Şair Turgay Gönenç için, 20.10.73, Salah" şeklindedir. Salah Birsel tercümesi olan bu eser, Fransız şair ve ressam Max Jacob'un deneme ve nesirlerinden oluşmaktadır.

Nazım Hikmet'in Darülbedayi'de Sahnelenen Son Oyunu: Şöhret veya Unutulan Adam -Tiyatro-, Nazım Hikmet, Dost Yayınları, 67 sayfa, 13x19 cm

Unutulan Adam, Nazım Hikmet'in 1934 yılında Resimli Ay matbaası tarafından basılan tiyatro oyunudur. Darülbedayi'de Nâzım Hikmet’in sahnelenen üçüncü ve son oyunudur. Muhsin Ertuğrul tarafından 1935’te sahnelenmiştir.

Sıragöller -Şiir-, Ülkü Tamer, İlk Baskı, Cem Yayınları, 1974, 127 sayfa, 13x19 cm

"Hatırlanacak çok hüzünler bulacaksın/ Onların tohumunu havaya savurarak/ Uzun bir yolculuk yaratacaksın kendine/ Her şeyin, hiçbir şeyin yolculuğu. İşte o zaman an beni, yaşa beni/ Kıyılarda bile boğulan seni/ Bir saz kuşu olarak gezinen hayaletini/ Çeliğinden kemik oyan gövdeni."Ülkü Tamer, 1937’de Gaziantep’te doğdu. İlköğreniminden sonra, Robert Kolej’i bitirdi. İstanbul Üniversitesi’nde Gazetecilik Enstitüsü’nde okudu. Lise yıllarında şiirleri edebiyat dergilerinde yayımlanmaya başladı. İlk şiir kitabı Soğuk Otların Altında 1959’da çıktı. Şiirlerini Yanardağın Üstündeki Kuş, öykülerini Alleben Öyküleri, anılarını ise Yaşamak Hatırlamaktır adıyla bir araya getirdi. Yüzün üstünde kitap çevirdi; Edith Hamilton’dan Mitologya çevirisiyle TDK 1965 Çeviri Ödülü’nü kazandı.Ülkü Tamer, şairliği, çevirmenliği ve yayıncılığı yanında, beş yıl tiyatro oyunculuğu yaptı; en önemlisi Haldun Taner’in Keşanlı Ali Destanı’nda Manyak Cafer rolü olmak üzere birkaç oyunda rol aldı. ONK Telif Hakları Ajansı’nda çalıştı. Milliyet ve Karacan yayınlarını yönetti; Milliyet Çocuk ve Sanat Olayı dergilerini çıkardı. Federico Fellini’nin Amarcord’u ile Zoltan Fabri’nin Macarlar’ı gibi iki önemli filmin de ithalcisi. Çeşitli gazetelerde sanat konularına değinen köşe yazıları yazdı. Ülkü Tamer, 81 yaşında Bodrum ilçesinde hayatını kaybetti.

Necati Cumalı'nın "Harbe Gidenin Şarkıları", Marmara Kitabevi, 32 sayfa, haliyle, 1945 tarihli, 14x20 cm

"Bildiğim bütün şarkıları/ Seni düşünerek söylerdim/ Bilsin isterdim herkes/ Sevdiğimi günlük hayatı/ Aradan seneler geçti/ Belki de bir daha seni görmeden öleceğim/ Sevimli bulmalısın şimdi/ Çocukça şarkılarımı/ Ve gevezeliklerimi" 1921'de Selanik'te doğdu. Mübadelede Urla'ya yerleşti. A.Ü. Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1950-1957 arasında Urla ve İzmir'de avukatlık yaptı. Yazarlıkta karar kılarak Paris ve İstanbul'da yaşadı, bir ara İsrail'e gitti ve 1970'te İstanbul'a yerleşti. İlk şiiri 1939'da Urla Halkevi dergisi Ocak' ta çıktı. Orhan Veli ve arkadaşlarının oluşturduğu Garipçiler'in ve öteki 1940 kuşağı şairlerinin ortak konu ve yazışlarından bir süre sonra sıyrılarak, yalın bir duyarlılığın şairi oldu. Şiirlerinde net bir görünümle, insan halleri (seviler, ayrılıklar, özlemler, acılar vb.), gündelik yaşam, toplum ve dünya durumu yansıdı; şiirimize kalın, aydınlık bir Cumalı çizgisi çizdi.1955'ten sonra şiiri, hikâyeyi, oyunu, romanı birlikte yürüttü. Yazdığı bütün türlerde uzatmalardan kaçınan, şiirsel bir yoğunluk yarattı. Şiir, roman, öykü, deneme, günceleri yanında, 29 oyunuyla tiyatromuza da unutulmaz yapıtlar kazandırdı. Çok sayıda yapıtı sinema ve televizyona uyarlandı, vokal bale olarak sahnelendi, birçok dile çevrildi. Oyunları birçok dilde sahnelendi ya da radyoya uyarlandı. Yağmurlu Deniz'le TDK 1969 Şiir Ödülü'nü; Değişik Gözle'yle 1957'de, Makedonya 1900' le 1977'de Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı. Yaralı Geyik oyunuyla 1979 Muhsin Ertuğrul Ödülü'nü, Tufandan Önce'yle 1984 Yeditepe Şiir Armağanı'nı, Dün Neredeydiniz oyunuyla 1982 Kültür Bakanlığı Tiyatro Ödülü'nü, Viran Dağlar'la 1995 Orhan Kemal Roman Armağanı'nı ve Yunus Nadi Roman Ödülü'nü aldı. 1963'te Susuz Yaz'dan uyarlanan film, 1964 Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı'yı aldı. 10 Ocak 2001'de yaşamını yitirdi.

Sonsuz ve Öbürü, Turgut Uyar, Hazırlayan: Tomris Uyar-Seyyit Nezir, Broy Yayınları, Ekim 1985, İlk ve Numaralı Baskı, 254 sayfa, 13x20 cm

Tomris Uyar ve Seyyit Nezir'in birlikte yayına hazırladıkları eser, Turgut Uyar hakkında söylenenlere, şairin kendi şiirine yönelik düşüncelerine yer verilmiş bir derleme eserdir.

Büyük Saat -Toplu Şiirler-, Turgut Uyar, İlk Baskı, 1984, 510 sayfa, 12x19 cm

Turgut Uyar'ın ilk defa 1981'de Toplu Şiirler başlığı altında yayınlanan tüm şiirleri 1984'te Büyük Saat ismiyle ikinci kez toplu şekilde neşredilmiştir.

Tütünler Islak -Şiir-, Turgut Uyar'dan Turgay Gönenç'e imzalı ve ithaflı, İlk Baskı, 1962, Dost Yayınları, 37 sayfa, 14x20 cm

İthaf, "Turgay Gönenç'e sevgi. 5.11.962" şeklindedir. "Sen belki de sonsuz bir çinisin, kerestesin/ olmadığı tabelasız dükkanların ve uzayıp giden/ duran bir zamanın"

Rıfat Ilgaz'ın Toplatılan Kitabı: Devam -Şiirler-, Rıfat Ilgaz, İstanbul, 1953, İlk Baskı, 62 sayfa, 14x20 cm

Rıfat Ilgaz, 1911 yılında Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğdu. 1940’ların toplumcu-gerçekçi şairlerindendir. Şiir yazmağa ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 ‘de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı. 1939’da İstanbul Karagümrük Ortaokulu’nda Türkçe Öğretmenliğine başlayan Ilgaz’ın yazı ve şiirleri dergilerde yayınlanmağa başladı. 1940 ‘da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi. Ömer Faruk Toprak 1942’de Yürüyüş Dergisi’ni çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, A.Kadir, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar. 1943’te ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Ocak 1953’te Devam adlı şiir kitabı yayınlanmasının ardından toplatılmıştır.

Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun İlk Şiir Kitabı: Yaradana Mektuplar, İlk Baskı, İdeal Matbaa, Ankara, 1941, haliyle, 47 sayfa, 14x19 cm

"Sana acımayı öğreteceğim/ Ve sonra en güzel tahammür eden günahımızı/ Sana tembelliği öğreteceğim/ Sana uzak memleketlerden bahsedenlerin/ Dili tutulsun/ Sana bir incir yaprağına bakmasını öğreteceğim/ Kendi avuçlarının içinde seyahati/ Ve gökyüzünün her yerde mavi olduğunu öğreteceğim" Yaradana Mektuplar, Bedri Rahmi'nin yayınladığı ilk şiir kitabıdır. Bedri Rahmi, 1911’de Görele’de doğdu. Trabzon Lisesi’nden sonra İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi. Burada Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı’nın öğrencisi oldu. 1930’da eğitimini bitirmeden, ağabeyi Sabahattin Eyüboğlu’nun yanına, Paris’e gitti. Döndüğünde Akade mi’de öğretim üyeliğine başladı. Geleneksel süsleme ve halk el sanatl arından seçtiği motifleri eserlerinde başarılı biçimde kullandı. Eserleriyle yurtiçi ve dışında çok sayıda ödüle layık görüldü. Daha lise öğrencisiyken şiir yazmaya başladı. Şiirleri Yeditepe, Ses, Güney, İnsan, İnkılapçı Gençlik ve Varlık dergilerinde yayımlandı. Daha birçok dergi ve gazetede gezi yazıları, hikâye ve denemeler yaz dı. Halk edebiyatının her türüne karşı duyduğu hayranlık bütün eser lerine yansıdı. 21 Eylül 1975’te, İstanbul’da vefat etti.

"Kaptan"ın İlk Şiir Kitabı: Duvar, Attila İlhan, İlk Baskı, Işıl Matbaası, 1948, 46 sayfa, 13x20 cm

Duvar, Attila İlhan'ın özgürlük, eşitlik ve mutluluk ideali üzerine yazılmış toplumsal gerçekçi şiirlerini ihtiva etmektedir. "Benim için her şey alaladenin haricindedir/ Bütün dertlerimi unutabildiğim zaman/ Pırıl pırıl meydanlar gönlüme göredir/ Gönlüme göredir -arpa boyu ömrün- sevinci."

Kemal Tahir’in Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu anlatan romanı: Devlet Ana, İlk Baskı, 1967, Bilgi Yayınları, 662 sayfa, 10x18 cm

Tarihi ve sosyal içerikli romanlarıyla tanınan Cumhuriyet devri yazarı ve fikir adamı Kemal Tahir, İstanbul'da doğdu. Gazihasanpaşa Rüştiyesi'ni bitirip girdiği Galatasaray Lisesi'nin ikinci sınıfından ayrılarak öğrenimini yarıda bıraktı. Avukat katipliği, ambar muhasipliği, gazetecilik gibi işlerde çalıştı. 21 Nisan 1973'te, bir kalp krizi sonucu, İstanbul'da vefat etmiştir.

Portreler, Karikatürist Semih Poroy'dan Turgay Gönenç'e imzalı ve ithaflı, 30x20 cm

İthaf, "Değerli Turgay Gönenç ağabeye saygı ve dostlukla, Semih Poroy, 21 Mayıs 98, İstanbul Cihangir" şeklindedir. Karikatürist Semih Poroy'un ilk karikatürleri 1975 yılında Akbaba mizah dergisinde yayımlandı. Uzun yıllar boyunca Milliyet Çocuk dergisinde ve Varlık dergisinde çalışmıştır.

Ortodoksluklar, Ece Ayhan, De Yayınları, 31 sayfa, 1968, 13x20 cm

"Şamdan olacağım! diyedir bağırıyordu bir oğlan. Küçürek ve övünçsüz horozuyla. Lut'ların Buhtunnasr'ı olacak. Çocukları eğerliyecekler. Binerbinmez doludizgin." Ece Ayhan'ın üçüncü şiir kitabı "Ortodoksluklar"ın ilk baskısı, Mehmet Fuat'ın yayınevi De yayınları tarafından yayınlanmıştır.

İkinci Adam -III Cilt-, Şevket Süreyya Aydemir'den imzalı ve ithaflı, Remzi Kitabevi, İkinci Baskı, 1966, 13x19 cm

İthaf, "Dostum Ahmet Salih Kokur'a, 18. IV. 1967" şeklindedir. Edirne’de doğan Şevket Süreyya Aydemir ilk ve orta öğrenimini orada yaptı. Edirne Öğretmen Okulu’nu bitirdi. I. Dünya Savaşı’nda yedek subay olarak Kafkas cephesindeki çarpışmalara katıldı. Subay olan ağabeyleri I. Dünya Savaşı’nda şehit oldu. Aydemir de Sarıkamış Savaşı’nda yaralandı. Neslinin büyük çoğunluğu gibi o da Turancılık akımının ateşli bir taraftarıydı. Osmanlı İmparatorluğu çöküp Edirne işgal edilince, Turan’a koştu, öğretmenlik yaptı, gönüllü birlikler kurup savaşlara katıldı. Bütün bu savaşlar ve ihtilaller içinde kültür yetersizliğini kavradı. Moskova’ya ekonomi öğrenimine gitti. Türkiye’ye dönünce önce Ankara’da ekonomi öğretmenliği yaptı, sonra da devlet sektöründe yüksek görevler almıştır.

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay, İlk Baskı, 1973, 502 sayfa, bazı sayfaları ve kapak kenarı haliyle, 13x20 cm

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'dan sonraki ikinci romanıdır. Tehlikeli Oyunlar, Hikmet Benol isimli kahramanın hayatını konu edinmektedir. Roman, yeni boşanmış ve mutsuz bir karakter olan Hikmet Benol'ün hayatına düşünceleri ve yalnızlığına odaklanmaktadır.

Oğuz Atay'ın Kaleme Aldığı İlk Kitap: Topoğrafya Cilt 1, Oğuz Atay, İstanbul, 1970, 329 sayfa, kapağı haliyle, 16x24 cm

Oğuz Atay'ın İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'nde Doçent Öğretim Üyesi olduğu zamanda kaleme aldığı mesleki kitap Topoğrafya 1970'de yayınlanmıştır. Oğuz Atay'ın yayınlanan ilk kitabıdır. Bu eserin yayınlanmasından iki sene sonra Tutunamayanlar isimli eseri neşredilmiştir.

Oğuz Atay'ın "Bir Bilim Adamının Romanı"nda Anlattığı Hocası Mustafa İnan'ın "Cisimlerin Mukavemeti" isimli eseri, Üçüncü Baskı, 1973, 560 sayfa, 16x24 cm

Oğuz Atay'ın İTÜ İnşaat Fakültesi'nde Hocası olan Mustafa İnan'ın babası seyyar posta memuru Hüseyin Avni Bey, annesi Rabia Hanım’dır. Kurtuluş Savaşı yıllarında Fransız saldırısından kurtulmak için Konya’ya göç ettiler. İnan orada Şehit Muhtar Bey Mektebi’nde okula başladı. Öğrenimine savaştan sonra döndükleri Adana’da devam etti. Ortaokulun son sınıfında öğrenim gördüğü yatılı okulda Riyaziyeci (matematikçi) lakabıyla anıldı. Sonrasında girdiği Yüksek Mühendis Mektebi (sonradan İstanbul Teknik Üniversitesi)’ni birinci olarak bitirip doktora yapmak üzere İsviçre’ye gitti. Zürih Üniversitesi’nde öğrenimini tamamlayıp Türkiye’ye döndüğünde Yüksek Mühendis Mektebi’nde Teknik Mekanik ve Mukavemet Muallim Muavinliği'ne tayin edildi (1941). Yüksek Mühendislik Mektebi'nin isminin İstanbul Teknik Üniversitesi olarak değiştirilmesi üzerine doçentliğe getirildi (1944). Bir yıl sonra da profesörlüğe atandı. Daha sonraları Teknik Mekanik ve Genel Mukavemet Kürsüsü başkanı, fakülte dekanı ve rektör olarak hizmet verdi. 1961 seçimlerinden sonra Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) kanunu çıkarıldıktan sonra oluşturulan bilim kurulunda, vefatına kadar görev aldı.

1960 Darbesi Sonrası Refik Koraltan'ın Cezaevinde Okuduğu Kitap: Çağımızın Gerçekleri, Jean Paul Sartre, İstanbul, 1961, Refik Koraltan'dan oğluna imzalı ve ithaflı, 123 sayfa, 12x18 cm

İthaf " Refik Koraltan Bölge Yeni Ceza Evi Kayeri - Şimdiden parlak .. müjdeleyen duyguları takdirle gördüğüm .... sevgilerimle. 26.1.1962" şeklindedir.


Demokrat Parti'nin kurucularından Refik Koraltan'ın 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra tutuklanarak Yassıada Mahkemesi'nde yargılandıktan sonra Kayseri cezaevi yıllarında okuyup imzaladığı nüshadır. Refik Koraltan 1890'da Divriği'de doğdu. İstanbul Hukuk Fakültesini 1914'te bitirerek devlet hizmetine girdi. Savcılık, emniyet müdürlüğü yapmıştır. Kurtuluş Savaşı'nda Konya'da bir süre Kuvayı Milliye içinde çalışmış, o sırada birinci TBMM'ne Konya Milletvekili seçilmiştir. 1935 yılına kadar kesintisiz olarak milletvekilliği yaptı. O yıl yöneticilik görevine döndü. Çorum ( 1935), Trabzon ( 1937), Bursa (1939-1942) valiliklerinde bulundu.1942'de Bursa'dan milletvekili seçildi. 1946 yılında doğan Demokrat Parti'nin dört kurucusundan biri oldu. Bu partinin milletvekili olarak 22 Mayıs 1950'de TBMM başkanlığına seçildi. 27 Mayıs 1960'a kadar bu görevde kaldı. 27 Mayıs 1960 Harekatından sonra yargılanıp mahkum olan Refik Koraltan, bir süre geçince aftan yararlanmış, ancak siyaset hayatından çekilmiştir. 17 Haziran 1974'te vefat etti.

Nazım Hikmet'in Hece Vezniyle Yazdığı Osmanlıca "Yaralı Hayalet" ve "Gölgesi" Şiirlerinin Yer Aldığı Yedinci Kitab Mecmuası, Karabet Matbaası, Kanunuevvel 1336, başta eksik kısımlar sayfalar mevcut, 14x22 cm

Eserde Halid Fahri [Bir Sabah], Celal Sahir [Yağmur Yağarken] gibi isimlerinde şiirleri yer almaktadır.

Nazım Hikmet'in Gölgesi şiiri şu şekildedir:

Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını
Bir kere eğemediğim bu kadının başını
Kaç kere sürükledi gururumu ölüme
Fırtınalar yaratan benim coşkun gönlüme
Cevapları öyle heyecansız ki onun,
Kaç kere iman ettim hiçliğine ruhunun
Kaç kere hissettim ki, yine bu gece gibi
Güzelliğin önünde dolup çarpmalı kalbi
Ne mehtabın aksine yelken açan bir sandal
Ne de ayaklarında kırılan ince bir dal
Onun taştan kalbini sevdaya koşturmuyor
Bir çiçeğin önünde bir dakika durmuyor
Dönüyoruz yine biz uzun bir gezintiden
Gönlümün elemini döküyorken ona ben
O bana kendisini gülerek naklediyor
Bilseniz mavi boncuk nasıl yaraştı diyor.
Ya bu kadın delidir yahut ben çıldırmışım
Ben ki birçok kereler kırılmışım, kırmışım
Ömrümde duymamıştım böyle derin bir acı;
Birden onun yüzüne haykırmak ihtiyacı
Alev alev tutuştu yangın gibi
Bir dakika kendimin olamadım sahibi
Hiç olmazsa hıncımı böyle alırım dedim,
Yola mağrur uzanan gölgesini çiğnedim!

Nazım Hikmet

Mufassal Tarih-i Kurun-ı Cedide [Tafsilatlı Yeniçağ Tarihi], İkinci Cild, Ahmed Midhat Efendi, İstanbul, 1303, 384 sayfa, tuğralı cildinde, 18x29 cm

Ahmed Midhat Efendi 1844'te İstanbul'da doğmuştur. Tuna gazetesinde yazdıkları dikkat çekti ve terfi ettirildi. Yaşamı boyunca matematik, kimya, ekonomi, felsefe, tarih, coğrafya, hukuk, eğitim, konularında yüzlerce makale yazdı, çeviriler yaptı. İki yüze yakın kitabı vardır.

Monte Kristo'nun Yazarı Alexander Dumas [1802-1870], 7x10 cm

Alexandre Dumas, Fransız romancı, oyunyazarı, hikayeci ve gezi yazarıdır. Devrim ordusunda general olan babasını küçük yaşta yitiren Dumas; noterlikte çalıştı, daha sonra bir memurluk buldu, Orleans Dükü'nün kütüphaneciliği yaptı. 1830 Devrimi'nde Ulusal Muhafız subayı oldu, cumhuriyetçi-liberal görüşlere sıkı sıkıya bağlandı. Bu yüzden 1851/54 yıllarında Brüksel'de yaşamak zorunda kaldı. 1859'da Garibaldi'nin Napoli seferine katıldı, 1860'ta bununla ilgili anılarını yayınladı.

Servet-i Fünun Dönemi Hikaye ve Romancısı Mehmed Rauf, 8x13 cm

Mehmed Rauf, 12 Ağustos 1875'te İstanbul'da doğdu. 23 Aralık 1931'de yine İstanbul'da yaşamını yitirdi. Türk edebiyatında psikolojik roman türünün ilk örneklerinden olan "Eylül" isimli romanıyla tanınır. İlk ve orta öğrenimini İstanbul Balat'taki mahalle mektebiyle, Soğukçeşme Askeri Rüşdiyesi'nde yaptı. Bahriye mektebini bitirdi, deniz subayı oldu. 1894'te staj için Girit'e, 1895'te Kiel kanalının açılış töreni için Almanya'ya gönderildi. Trabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. Üç kez evlendi. 1908'den sonra bahriyeden ayrılarak sadece yazarlık yaptı. 1908-1909 arasında "Mehasin", 1923-1924 arasında "Süs" adlarında iki kadın dergisi yayınladı. Bir süre ticaretle uğraştı. Yaşamının son yıllarını yoksulluk içinde geçirdi.

Yirmi Beş Kuruşa Amerika -Hikayeler- Naim Tirali'den Mütercim Nihal Yeğinobalı'ya imzalı ve ithaflı, 1948, Yeşil Giresun Matbaası, haliyle, 60 sayfa, 12x18 cm

İthaf, "Kıymetli Meslektaş Nihal Yeğinobalı kardeşime, 28 Şubat 1950" şeklindedir. 1925’te Giresun'da doğdu. İlkokulu Piraziz ve Giresun'da okudu. Galatasaray Lisesi’ni ve İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. İlk hikâyesini 1943 yılında Yeşilgiresun gazetesinde yayımladı. 1946 yılında Tasvir gazetesinde, muhabir olarak gazeteciliğe başladı. 1947 yılında Giresun'da Karadeniz Postası'nı çıkardı. Tirali, 1950 yılında lisansüstü eğitim için Paris'e gitti. Orada Attilâ İlhan, Metin Toker ve Lütfi Özkök gibi Türk arkadaşlarıyla bir araya geldi. Babasının ölümü üzerine hukuk doktorasını yarıda bıraktı ve bir yıl kaldığı Paris'ten yurda döndü. Yenilik Basımevini kurdu. Devrin önemli şair ve yazarları olan Fazıl Hüsnü Dağlarca, Suut Kemal Yetkin, Tarık Buğra, Salâh Birsel, Bedii Faik ve Nurullah Ataç'ın kitapları bu basımevinde basıldı. Beş yıl süreyle Yenilik dergisini çıkardı. 1956 yılında Vatan gazetesine girdi. 1961 yılında Giresun milletvekili seçildi. 1962'de Vatan gazetesini devraldı ve 1975 yılına dek Ankara ile İstanbul'da bu gazetenin yayımını sürdürdü. 1977 ve 1982 yılları arasında Ankara'da günlük İktisat ve Ticaret gazetesini çıkardı. 1977 yılında basın şeref kartı aldı. Türkiye Gazete Sahipleri Sendikası İkinci Başkanlığı, Dünya Parlamentolar Birliği Türkiye Grubu Başkanlığı ve CHP Meclis Grubu Onur Kurulu Üyeliği yaptı. 25 Mayıs 2009 tarihinde İstanbul’da vefat etti..

Osmanlıca Fransızca'dan Türkçe'ye Istılahat-ı Hukukiye ve Siyasiye Lugati, Müellifi Hariciye Vekaleti Memurlarından Mehmed Ekrem Bey'den imzalı ve ithaflı, İstanbul, 148 sayfa, 16x24 cm

İthaf, "Yüksek tenkitlerini lütfen dermeyan buyurmaları ricasile pek muhterem ve muvakkar Tevfik Kamil Beyefendi'ye takdime-i acizanemdir." şeklindedir.

Osmanlıca Terbiye-yi Bedeniye ve Usul-i Talim, Selim Sırrı Tarcan'dan imzalı ve ithaflı, Matbaa-i Amire, 1919 tarihli, 375 sayfa, 14x21 cm

İthaf, "Meslekdaşım Müfettiş Saliha Hanım'a, 12 Kanunuevvel 1921" şeklindedir. Selim Sırrı Tarcan [1874-1957] Türkiye Millî Olimpiyat Komitesinin kurulmasını sağlayarak Türkiye'nin Olimpiyatlar'da temsil edilmesini sağlayan beden spor yöneticisi ve siyasetçidir. Ülkenin ilk beden eğitimi öğretmenlerini yetiştiren Selim Sırrı Tarcan, Türkiye'de voleybol sporunun kurucusudur. Tek partili TBMM V., VI., VII. dönemlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden Ordu milletvekili olarak mecliste görev yapmıştır.

Pera, İlhan Berk'ten imzalı ve ithaflı, Yapı Kredi Yayınları, 187 sayfa, 13x21 cm

İthaf, "Türkan'a Turan'a içtenlikle İlhan Berk" şeklindedir. İlhan Berk, 1918'de Manisa'da doğdu. 1945’te Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nün Fransızca Bölümü’nü bitirdi. Fransızca öğretmeni (1945-1955) ve ardından Ziraat Bankası’nda çevirmen (1956-1969) olarak çalıştı. Emekliliğinin ardından Bodrum’a yerleşti ve ölümüne kadar orada yaşadı. İlk şiirleri “Yeni Doğuş”, “Uyanış”, “Varlık”, “Ses” gibi dergilerde çıktı. İlk kitabı “İstanbul’dan” (1947) itibaren “toplumcu şiir”in önemli temsilcilerinden biri olarak adı öne çıktı. 1954’ten itibaren İkinci Yeni tarzında şiirler yazmaya başladı, “Salt Şiir” dediği bu tarzı savunan yazılar yazdı. “Galile Denizi” (1958) kitabından sonra, İkinci Yeni’nin en çok anılan şairlerinden biri oldu.

Dört Oyun, Melih Cevdet Anday'dan imzalı ve ithaflı, Yankı Yayınları, 230 sayfa, İstanbul, 1972, 11x18 cm

İthaf, "Kıymetli Yaşar Avunç için" şeklindedir. Melih Cevdet Anday, 1915 yılında İstanbul'da doğmuştur. Orhan Veli ve Oktay Rıfat'la birlikte şiirde Garip akımının kurucularındandır. Daha sonra felsefi şiir akımını başlatarak Garip'ten ayrılmıştır. UNESCO tarafından Cervantes, Dante, Tolstoy ayarında bir yazar olarak kabul edilmiş olan Anday, uzun yıllar gerek gerçek adıyla gerekse çeşitli takım İsimlerle gazetelerde makaleler ve denemeler kaleme almış, çeviriler yapmıştır. Bazı romanlarında da takma isimler kullanan yazar, şiir, deneme, eleştiri, roman, tiyatro oyunları yazmış ve çeşitli ödüller kazanmıştır. 2002 yılında Ölen Melih Cevdet Anday'in almış olduğu ödüller şunlardır: 1970 TRT Roman Armağanı (Gizli Emir), 1973 TDK Çeviri Ödülü {Buz Sarayı), 1976 Yeditepe Şiir Armağanı (Teknenin Ölümü), 1978 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü (Sözcükler), 1981 İş Bankası Büyük Ödülü (Ölümsüzlük Ardında Gılgamış), 1984 Enka Sanat Ödülleri (Ölümsüzler), 1991 Tüyap Onur Ödülü, 2000 Aydın Doğan Vakfı Şiir Ödülü.

Söğüt'de Ertuğrul Gazi Türbesi ve İhtifali, Tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı'dan imzalı ve ithaflı, Sinan Matbaası, 1959, 63 sayfa, 16x24 cm

İthaf, "Pek muhterem ve kıymetli üstad Hakkı Dolunay Beyefendi'ye hürmetlerimle" şeklindedir. İbrahim Hakkı, Konya’da doğdu. Babası Nalbantzade Mustafa Efendi’dir. Islâh-ı Medâris-i İslâmiyye’ye devam etti. Burada Arapça öğrendi. Medrese eğitimi sırasında Erzurumlu İbrâhim Hakkı’nın Mârifetnâme’sinin etkisinde kaldı ve Hakkı ismini benimsedi. I. Dünya Savaşı esnasında açılan Şimendifer Mektebi’ni bitirerek Türkiye’nin ilk demiryolcusu oldu. İlk devlet görevi Batum’da istasyon müdürlüğüdür. Ardından Konya Sanayi Mektebi’nde Türkçe öğretmenliği, İstanbul Meşihat Dairesi’nde ders vekâleti halifeliği, Başbakanlık Arşivi, Askerî Müze ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde uzmanlık yaptı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi’nin kuruluşunda büyük payı oldu. İbrahim Hakkı Konyalı yazı hayatına ilk defa Konya’da Meşrik-i İrfân gazetesinde başladı, Babalık gazetesinde yazılarını sürdürdü. Bu arada Hak Yolu isimli dergiyi ancak altı sayı yayımlayabildi. İntibah’ta başyazarlık yaptığı gibi Mütareke yıllarında Tercümân-ı Hakîkat’te daha çok tarihî konuları ele alan makaleler yazdı. İstanbul’a geldiği yıllarda Zekeriya Sertel, Halil Lütfi Dördüncü, Selim Ragıp Emeç ve Ali Ekrem Uşaklıgil’in çıkardığı Son Posta’da çalıştı.

Fransız Resminde İzlenimcilik, Salah Birsel'den imzalı ve ithaflı, Dost Yayınları, 119 sayfa, 14x20 cm

İthaf, "Özdemir için, 20.11.1967" şeklindedir. Salah Birsel, 1919'da Balıkesir'de doğdu. İlk şiiri 1937'de Gündüz dergisinde çıktı. Günlüklerini 1950'de Beş Sanat dergisinde yayımlamaya başladı. Türk şiirinde özgün bir yer edinen Birsel daha çok aklın ve zekânın egemenliğini ön planda tutan, şairanelikten uzak, yergici şiirlere ağırlık verdi. Asıl ününü 1970'den sonra yayımladığı 1001 Gece Denemeleri ve Salah Bey Tarihi olarak adlandırdığı dizi kitapları ve günlükleriyle elde etti. Şair ve deneme yazarı Salâh Birsel 1999'da vefat etmiştir.

Çigan Gözler, Ümit Yaşar Oğuzcan'dan imzalı, Numaralı Baskı, 61 sayfa, 14x20 cm

İmza, "Ümit Yaşar Oğuzcan, 19. 12. 62." şeklindedir. Ümit Yaşar Oğuzcan, 1926 tarihinde Mersin'in Tarsus ilçesinde doğdu. Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdi (1946). Türkiye İş Bankası’na girerek Adana, Ankara ve İstanbul’da çalıştı. Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı oldu. Bu görevdeyken Haziran 1977'de emekli oldu. İstanbul’da kendi adını taşıyan bir sanat galerisi kurdu. Şiire 1940 yılında Yedigün şairleri arasında başladı. 1975 yılına kadar 33 şiir, 4 düzyazı kitabı, 13 antoloji ve biyografik eser olmak üzere toplam 50 kitap çıkardı. Şiir plakları, şarkı sözleri ve yergileriyle tanındı. 4 Kasım 1984 tarihinde öldü.

Öğretmen Gafur, Samet Ağaoğlu'ndan imzalı ve ithaflı, Varlık Yayınları, 104 sayfa, İlk Baskı, 1953, 11x16 cm

İthaf, "Nalan [...] Hanım'a, 19. 02. 968. Samet Ağaoğlu" şeklindedir. Samet Ağaoğlu, Bakü’de doğdu. Fikir ve siyaset adamlarından Ahmet Ağaoğlu’nun oğludur. Fevziye Mektebi’nden sonra girdiği Ankara Lisesi’ni ve Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi (1931). Doktora yapmak üzere gittiği Strazburg’da on altı ay kaldıktan sonra çalışmalarını tamamlayamadan döndü. İktisat ve Ticaret bakanlıklarında çalıştı. 1946’da memuriyetten ayrılarak avukatlığa başladı ve yeni kurulan Demokrat Parti yöneticileri arasına katıldı. 1950-1960 yılları arasında üç devre milletvekili seçildi, çeşitli bakanlıklarda bulundu. 27 Mayıs İhtilâli’nden sonra diğer parti yöneticileriyle birlikte yargılandı ve ömür boyu hapse mahkûm edildi. Ekim 1964’te Yassıada hükümlüleri için çıkarılan özel afla serbest bırakıldı. Son yıllarını hikâye ve hâtıralarını yazıp yayımlamakla geçirdi. 6 Ağustos 1982’de öldü ve Feriköy Mezarlığı’na defnedildi.

Haydi -Şiirler-, Fazıl Hüsnü Dağlarca'dan imzalı ve ithaflı, İlk Baskı, 1968, 13x20 cm

İthaf, "B. Füsun Esin'e 12. 04. 1973" şeklindedir. 1914'te İstanbul'da doğdu. Babası subay olduğu için ilk ve orta öğrenimini Türkiye'nin değişik yerlerinde tamamladı. Kuleli Askeri Lisesi ve Harp Okulu'nu bitirdi. Orduya katıldı. 15 yıl asker olarak hizmet yaptı, Doğu ve Orta Anadolu, Trakya'yı dolaştı. Önyüzbaşı rütbesinde iken kendi isteğiyle ordudan ayrıldı. Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü'nde kısa bir süre görev yaptı. Çalışma Bakanlığı İş Müfettişi olarak İstanbul'da çalıştı. 1959'da İstanbul Aksaray'da "Kitap" Kitabevini açtı. Yayıncılık yaptı, 1960-1964 arasında "Türkçe" isimli bir aylık dergi çıkardı. 1970'te yayınevini kapattı, sadece şiirle uğraşmaya başladı. Yayınlanan ilk yazısı Yeni Adana Gazetesi'nin 1927'de düzenlediği yarışmada birincilik alan bir öyküydü. İlk şiiri "Yavaşlayan Ömür" 1933'te İstanbul Dergisi'nde çıktı.Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Peyami Safa'nın da dikkatini çeken şiirleri Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılapçı, Gençlik, Yeditepe, Türk Dili, Yenilik, Vatan, Çağrı, Türkçe, Ataç, Türk Yurdu, Yön, Devrim gibi dergilerde yayınlandı.