Anasayfa /
PHEBUS ONLINE
PHEBUS ONLINE
PHEBUS ONLINE, 15.02.2026 saat: 14:00'a kadar internet sitemizden pey verebilirsiniz. 14:02 itibariyle canlı müzayedemiz başlayacaktır. Kitap, Dergi ve süreli yayın hariç tüm ürünlerden % 20 ürün KDV'si alınmaktadır. Komisyon Oranı: % 20 + KDV'dir. ÖDEME SÜRESİ MÜZAYEDE BİTİMİNDEN SONRA 1 HAFTADIR.
Toplam : 1302 Ürün
Lot: 337 > Efemera
Kostümler, seyahat eşyaları, hazır elbiseler, ayakkabılar, silah, at koşumları, mobilya ve makyaj malzemeleri gibi ana başlıklar altında toplanmış binlerce ürüne katalogta yer verilmiştir.
Açılış Fiyatı : 100.00$
Lot: 338 > Kitap
Harrison Griswold Dwight (1890-1959) İstanbul doğumludur. Robert College’de ve Amherst College’de tahsil gördü. Versailles’de Savaş Konseyi’nde çevirmenlik, Paris Barış Konferansı’nda sekreterlik yaptı. Devlet Bakanlığı’nda protokol görevlisi olarak çalıştı. Eserleri arasında Constantinople, Old and New (1915), Stamboul Nights (1916), Persian Miniatures (1917), the Emperor of Elam and Other Stories (1930) isimli kitaplar bulunmaktadır. Harper’s Monthly, the Atlantic Monthly ve National Geographic’de çeşitli makaleleri yayınlanmıştır. Dwight’ın müzayedemizde sunduğumuz bu kitabının metni sonraki baskısı farklı bir adla basılan Constantinople Settings and Traits (1926) ile aynıdır. Dwight doğum uzun yıllar yaşadığı İstanbul’u kitabında oldukça hoş bir dille anlatmıştır. Çarşılarıyla, pazarlarıyla, hamamlarıyla, sokak satıcılarıyla, Pera, Haliç, Köprü, Mısır Çarşısı, Boğaziçi, Müslüman ve Rum adetleri, sokakları süsleyen asmalar, mor salkımlar ve akasyaları ile İstanbul çok canlı bir üslupla okuyucu ile buluşturulmuştur. Bu bölümde İstanbul’un kahve kültürü dünü ve bugünü ile ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Yüzyılın başındaki İstanbul’u bol göresel malzeme ile tüm yönleri ile tanıtan bu kitap müzayedelerde her zaman rağbet gören önemli ve seçkin bir İstanbul kitabıdır. Daha önce farklı bir başlıkla (Constantinople Old and New, New York, 1915) ismiyle basılan eser gözden geçirilerek yeni bir başlıkla tekrar basılmıştır. Çoğu hiçbir yerde basılmamış 150 fotoğrafa yer veren eserin sonuna bir de İstanbul bibliyografyası eklenmiştir. Amerikan anlayışına göre oldukça ilkel olarak tanımladığı İstanbul evlerini ve evlerin numarasız oluşunu sokaklara isim verilmeyişini buna rağmen bir adres sorununun yaşanmamasını şaşkın bir ifadeyle aktaran yazar İstanbul’un özellikle günlük yaşamı üzerine yoğunlaşmıştır. Dwight İstanbul’da ramazanı “Güneşin gökyüzünde olduğu sürece gerçek müminlerin dudakları arasından hiçbir yiyecek veya içecek maddesi geçmez. Bir sigaranın tatlı avuntusuna bile müsade edilmez. Ancak batışını haber veren topun ateşlenmesinden bir beyaz saç telinin siyahından ayırt edilebildiği aydınlığa kadar yiyip içilir” sözleriyle anlatıyor. Desenli bez cildinde.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Güncel Fiyat : 10.00$
Lot: 339 > Kitap
Viyana Dünya sergisi için önemli Levanten limanlarının ekonomik ve ticaret durumlarını yansıtan dizinin İstanbul için hazırlanan kitabıdır. Kitabın yazılmasına Avusturya’nın İstanbul başkonsolosu Ritten von Schwegel önayak olmuştur. Kitap, değişik yazarlarca yazılan 35 yazı ile 2 ekten oluşmaktadır. Kitapta Avusturya-Macaristan imparatorluğunun İstanbul’daki ticaret odası, Avusturya ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ticaret antlaşmaları ve gümrük tarifeleri, kabotaj, fenerler ve liman işletmeleri, Osmanlı devlet borçları, Osmanlı madeni paraları, buharlı gemi seferleri ve kargo taşımacılığı, İstanbul limanına ait istatistiki bilgiler, afyon (haşhaş), gülyağı, sünger, halı, moher, şeker, bira, ilaç, kimyasal maddeler, müzik enstrümanları, cam ve porselenden yapılmış mamüller, şapkalar (fes vs), kadın giyimi, ipek, kadife, işlemeler ve süslemeler anlatılmaktadır. 1. ek bölümünde Osmanlı gümrüğünün ithal ürün ve ülke bazında uyguladığı gümrük vergisi miktarları, sonraki bölümde 1872’den itibaren İstanbul limanından çıkış yapan yelkenli ve buharlı gemilerin bandıra bazındaki adet ve tonaj istatistikleri, sonraki tabloda ise Selanik, İzmir, Beyrut ve başka limanlara giriş-çıkış yapan gemilerin adet ve tonaj değerleri ülke bazında verilmektedir. Son bölümde Osmanlı imparatorluğunun 1879-1880 arasında ithal ve ihraç ettiği malların miktarları çok detaylı tablolar halinde sunulmaktadır. Arthur von Scala (1845-1909) müzeci ve iktisatçıydı. 1897 ile 1909 arasında Viyana’daki Orientalischen Museum’un direktörlüğünü yapmıştır. İlk defa görülen son derece nadir bir kitaptır. Sırtı bez, kapakları karton cildinde. Arka kapağı ebru desenlidir.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Güncel Fiyat : 10.00$
Lot: 340 > Kitap
Amerikalı yazar Francis Marion Crawford, İstanbul´u 1890´lı yılların ortalarına kadar pek çok kez ziyaret etmiştir. Crawford, insanların ev ve sokak hayatlarından yeme içme alışkanlıklarına, Kapalıçarşı´daki alışveriş adetlerinden Atpazarı´ndaki hayal kırıklıklarına; köşesiyle bucağıyla, sokaktaki insanlarıyla bambaşka bir İstanbul’u, Amerikalı okuyucularını düşünerek, gazetede tefrika edilmek üzere yazdığı bu küçük seyahatnamesinde kaleme almıştır. Kitap içinde Edwid L. Weeks tarafından çizilmiş 28 illüstrasyon bulunmaktadır. Dekoratif işlemeli bez dönem cildinde.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 341 > Kitap
Deri cildinde. 1. Fransızca baskı. Olması gereken katlanır harita ve 6 levha mevcut değildir. Kitabın orijinali A Journey through the Crimea to Constantinople (London, 1789) adıyla yayınlanmıştır. Lady Craven aynı zamanda, Lady Mary Montague ile birlikte İstanbul’u kitaplaştıran ilk kadın gezginlerdendir. Altmış sekiz mektuptan oluşan eserde 1785-1786 yılları arasında Avrupa’ya ve Anadolu’ya yaptığı gezileriyle ilgili bilgi veren mektupları eşi Lord Craven’den ayrıldıktan sonra topraklarına yerleştiği Anspach ve Bareith Brandenburg’un “uç beyi” olan Prusya Dükü ve Sayn Kontu Christian Frederick Charles Alexander’a yazmıştır. Kitabın kimi yerlerinde dikkat çeken boşluklar ve cümleler arasındaki uyumsuzluklar Craven’in anlatım biçiminden kaynaklanmaktadır. Bu boşluklarda zaman zaman sansürlemeler olmuştur. Anlatım biçimi, kitabın 18. yüzyılda kaleme alındığı düşünüldüğünde sade ve anlaşılırdır. Craven’in kendine özgü bir üslubu bulunmaktadır. Gözlemlediği kişileri ya da toplumları zaman zaman acımadan eleştirmiş, zaman zaman ise onlardan övgü ile bahsetmiştir. Craven, pek çok seyyahın gezi yazılarına benzer şekilde gezip gördüğü yerlerdeki insanların diline, yaşam biçimine, sosyal ilişkilerine, şehirlerin iklimine ve doğasına ve bunların kendisini ne şekilde etkilediğine değinmiştir. Seyahatnamesinde gezip gördüğü yerlerin doğası, insan ilişkileri, ticari hayatı, kadınlar, erkekler, giyim-kuşam, yapılar, sokaklar, köyler, hayvanlar, mezarlıklar, inançlar ve gelenekler üzerine pek çok konuyu yazmıştır. Gezisi esnasında seyahat ettiği memleketlerin geçmişini anlatan notlar çıkarmayı ihmal etmeyen seyyahların neredeyse hepsinin erkeklerden oluştuğu bu dönemde Craven’in gezisi onun güçlü, cesur ve özgür bir kadın olduğunu düşündürtmektedir. Seyahat ettiği memleketlerin geçmişi ile ilgili bilgiler de vermeyi ihmal etmeyen seyyah, muhtemelen yanında tarih kitapları da taşımaktaydı. Kısacası Craven’in seyahatnamesi, tarihi bir misyonu yerine getirerek seyahatname niteliğindeki kitaplarla ilgilenenlerin ilgisini çekmenin yanı sıra, Craven’in yaşam şekli ve o döneme ait pek çok tarihi olayla ilgili hafızalarda bir tablo çizmektedir. Sivastopol’dan gemiye binen Lady Craven 20 Nisan 1786’da İstanbul’a gelerek Fransız Elçisi Choiseul-Gouffier tarafından Fransız elçilik sarayında misafir edilir. Elçi onun için saraydan 75 camiyi ziyaret etmesine izin veren bir emir çıkartır ve Lady tahtırevanla Aya Sofya’yı ve adlarını belirtmediği başka camileri gezer. Fransız Elçiliği’nin penceresinden dürbünle Sarayburnu’nda Yalı Köşkü’ndeki merasimleri seyreder. I. Abdülhamid’in genç görünmek için sakalını siyaha boyadığını yazar. Diğer elçiler ve eşleriyle birlikte dönemin en gözde kişilerinden olan Kaptan-ı Derya Cezayirli Hasan Paşa’yı ve haremini görmeye gider. İstanbul’da iken kentin olağan olaylarından olan bir yangına da tanık olduğunu yazan Lady Craven 12 Mayıs’ta Ege Adaları’na bir gezi yapmak üzere İstanbul’dan ayrılır, İzmir ve Atina’ya uğradıktan sonra 7 Haziran’da İstanbul’a döner ve bu defa Tarabya’daki Fransız Elçiliği’nde misafir edilir. Oradan Büyükdere ve Belgrad Ormanı’na geziler yapan Leydi Craven kentten 25 Haziran’da denizyoluyla ayrılıp Varna ve Bükreş üzerinden Viyana’ya döner. Blackmer 424 (London, 1789 baskısı), Atabey 298
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 342 > Kitap
Döneminin yan sayfaları ebrulu deri cildinde. Boscowich, Venedik elçisi Correr ile Korfu, Lemnos, Tenedos ve Truva’dan geçerek İstanbul’a geldi. Sir James Porter ile Polonya üzerinden İngiltere’ye döndü. Pierre Henin Boscovich’in yazmasına dayanarak metni Fransızca’ya çevirmiştir. İtalyanca baskısı Giornale di un viaggio da Costantinopoli in Polonia dell'abate Ruggiero Giuseppe Boscovich con una sua Relazione delle rovine di Troja, e in fine il Prospetto delle opere nuove matematiche del medesimo autore, contenute in cinque tomi, che attualmente lui presente si stampano (Bassano, 1784) başlıklı kitaptır. 
İtalyan-Hırvat Cizvit alimi olan Ruggiero Boscovich (1711-1787), Venüs'ün dünyanın yakınından geçişini gözlemlemek için 1761'de Venedik büyükelçisi Pierre Correro ile İstanbul'a geldi. Gözlem başarısız oldu fakat bu arada Avusturya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında savaşın patlak vermesi, dönüş yollarını kapatınca, 1746-1762 yıllarında İngiltere'nin İstanbul Büyükelçisi olan Sir James Porter'a eşlik etmek suretiyle Polonya üzerinden İngiltere'ye gitti. Bu eser, Boscovich'in 25 Mayıs - 15 Temmuz 1752 arasındaki yolculuğunun tamamını kapsayan ve ziyaret ettiği küçük köy ve kasabaları ayrıntılı olarak anlatan bir seyahat günlüğüdür. Adeta 18. yüzyılın ortalarında Osmanlı Rumelisinin ve çeşitli sakinlerinin fotoğrafı gibidir. Ragusalı tüccarlardan Yunan prenslerine ve Bulgar köylerindeki konyakların kalitesine kadar, bir bilim adamı titizliğiyle ayrıntıları not etmiştir. Ayrıca, diplomatik erkana rehberlik için görevlendirilen Osmanlı yetkilisinin kayıtları da özellikle kapsamlıdır. Eserin orijinal İtalyanca el yazması, Boscovich'in Varşova'daki Fransız büyükelçiliğinde bulunan dostu Pierre Henin (1728-1807) tarafından Fransızca'ya çevrildi. Almanca baskısı 1779'da, orijinal İtalyanca metin ise 1784'te yayınlanabildi. Roger Joseph Boscovich (Hırvatça: Ruder Josip Boškovic) (d. 18 Mayıs 1711, Dubrovnik, Ragusa Cumhuriyeti (günümüzde Hırvatistan) – ö. 13 Şubat 1787, Milano), Ragusa'lı bilimadamı, fizikçi, astronom, matematikçi, filozof, diplomat, şair, teolog, Cizvit rahip. Osmanlı yurttaşı Bosna'lı bir Sırp babanın ve İtalyan annenin oğlu olarak Ragusa'da doğdu. İtalya'da Roma'da okudu ve çalıştı. 1740 yılında Collegium Romanum'da matematik profesörü oldu. Farklı matematik ve fizik dallarına geniş katkıda bulundu, ancak felsefi ününü “Philosophiae Naturalis Theoria Redacta” ile yaptı. Boscovich'in görüşleri Michael Faraday ve James Clerk Maxwell gibi bilim adamları üzerinde etkili oldu ve modern alan teorilerinin öncüsü oldu. Hatta Nikola Tesla, Görelilik Kuramı kavramlarının Einstein'dan 200 yıl önce Boskoviç tarafından geliştirildiğini iddia etti. Pek çok eserini Fransa'da yayınladı. Atom teorisini üretti ve astronomiye pek çok katkıda bulundu, dönen gezegenlerin ekvatorlarını belirleyen ilk geometrik prosedür çalışmalarını yapmasının yanı sıra 1753'te Ay'da atmosferin olmadığını keşfetti. Astronomiye katkısı dolayısıyla bir kratere onun ismi verildi. Tez konuları arasında Merkür'ün yer değiştirmesi, Aurora Borealis, Dünya'nın şekli, sabit yıldızlar'ın gözlenmesi, karasal eşitsizlikler yer çekimi, matematiğin uygulamaları, teleskopun teorisi, astronomik gözlemlerin kesinlik sınırları, katıların en büyük etkileşimleri, sikloit, lojistik eğri, kuruklu yıldızın'ın teorisi, meddücezir, sürekli fonksiyonlar ve sürekliliğin kanunu,çift kırılma, mikrometre, küresel trigonometrinin çeşitli problemleri vardı. 1764 yılında, Pavia Üniversitesi’nde matematik kürsüsünde ders verdi ve altı yıl boyunca da Milano'daki Brera gözlemevinde direktörlük yaptı.
Boscovich, evrenin yapısı hakkındaki modern bilimsel düşüncesinde zamanının ilerisindeydi: Maddenin çekim ve itme gücüne sahip parçacıklardan oluştuğu sonucuna vardı ve 1748'de, atom yapısı için bir model önerdi.19. yüzyılda bilim adamları, Boscovich'in teorilerinin modern fiziği yaklaşık iki yüzyıl önceden şekillendirdiğinin farkındaydı. Nitekim İngiliz fizikçi Joseph John Thomson, kendi atom teorisinin tamamen "Boscovichian" olduğunu belirtmiştir.
Weber ve Blackmer’de yok, Atabey 137 

Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 348 > Kitap
Yayıncısının sayfa kenarları altın yaldızlı bez cildinde. İngiliz şair, roman yazarı, tarihçi ve gezgin Julia Pardoe’nun (1806-1862) The City of Sultan and the Domestic Manners of the Turks (Sultanın Şehri ve Türklerin Âdetleri) adlı kitabını yazmasını, 1835 yılının Aralık ayında, İngiliz kraliyet ordusunda binbaşı olarak görev yapan babası Thomas Pardoe ile birlikte İstanbul’a gelmesine ve burada dokuz ay kalmasına borçluyuz. Seyahatname niteliği taşıyan bu eser İstanbul’daki sosyo-kültürel yaşama dair kapsamlı ve detaylı bilgileri ile dikkat çeker. Julia Pardoe hem daha önceki seyahat tecrübeleri hem de babasının itibarlı mesleği sayesinde haremlerden hamamlara, camilerden dergâhlara o dönemde bir gayrimüslimin girmesinin epey güç olduğu pek çok yere konuk olur. Osmanlı başkentinin doğal güzelliklerini, eğlence yerlerini, anıtlarını, çarşılarını dolaşan, çeşitli sosyal statüdeki kişilerin konaklarına konuk olan Julia Pardoe tüm bu deneyimlerinden edindiği bilgileri kendi gözünün gördüğü ve hissettiği biçimde bu seyahatnamesinde toplar.
Eserin ilk baskısı 2 cilt olarak Henry Colburn tarafından Londra’da basılmıştır (1837). Aynı yıl Carey, Lea & Blanchard tarafından yapılan bir Philadelphia baskısı vardır. 1838 tarihli 3 ciltten oluşan 2. baskı Londra’da Henry Colburn tarafından yapılmıştır. Biraz farklı bir başlıkla (The City of the Sultan, and Domestic Manners of the Turks: With a Steam Voyage Up the Danube) basılan tek ciltlik 4. baskı G. Routledge and Co. tarafından Londra’da 1854 yılına basılmıştır. 3. baskının basım bilgileri temin edilememiştir. Londra’da Newman and Co tarafından “A New and Complete Edition – Three Volumes in One” olarak basılan tarihsiz baskı ise son derece nadir olup worldcat.org’a göre dünyada hiçbir kurumsal kütüphanede mevcut değildir. 
Eser Türkçeye iki farklı çevirmen, Bedriye Şanda ve Banu Büyükkal, tarafından beş farklı adla çevrilmiştir. İlk olarak 1967 yılında Bedriye Şanda tarafından Yabancı Gözü ile 125 yıl Önce Istanbuladıyla çevrilen eser, 1997 yılında 18. yy’da İstanbul adıyla yeniden okuyucuyla buluşur. Bu eser 750 sayfa ve üç ciltten oluşan özgün eserin 212 sayfadan oluşan kısaltılmış bir çevirisidir. Daha sonra kitabın bir diğer çevirmeni olan Banu Büyükkal tarafından yapılan çeviri ilk kez 1999 yılında Boyner Grup Yayıncılık tarafından Miss Pardoe Gözüyle 19. yy Osmanlı Yaşantısıadıyla yayımlanır. Aynı çeviri 2004 yılında Şehirlerin Ecesi İstanbul: Bir Leydinin Gözüyle 19. yy’da Osmanlı Yaşamı adıyla Kitap Yayınevi aracılığıyla yeniden okuyucuyla buluşur. 544 sayfadan oluşan bu çevirinin eksiksiz, tam metin olduğu Yayıncı Notunda belirtilir. Türkiye İş Bankası Yayınları 2010 ve 2017 yıllarında aynı eseri yine Banu Büyükkal çevirmenliğinde Sultanlar Şehri İstanbul adıyla sunar.
Blackmer 1253, Atabey 921 

Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 349 > Kitap
Deri cildinde. Kitabın ilk baskısı 1843 tarihlidir. Kitabın bazı baskıları A memorial of Egypt, the Red Sea, the wildernesses of Sin and Paran, Mount Sinai, Jerusalem, and other principal localities of the Holy Land, visited in 1842 başlığı ile basılmıştır. George Fisk 1842 yılında 8 ay süreyle bölgeyi dolaştı. Kitabın büyük bir bölümünü Kutsal Topraklar’daki izlenimlerine ayrıran Fisk dönüş yolunda Kıbrıs, Rodos, İzmir üzerinden İstanbul’a gelmiş, gezinin bu bölümünü de etraflıca anlatmıştır. Blackmer 595 (2. baskı)
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 350 > Kitap
Fransız tarihçi Charles Malo (1790-1871) Hint-İran prensi Abul-Taleb Mirza’nın 1819’da basılan seyahatnamesinin editörlüğünü yapmıştı. İran prensi Nadir Şah’ın üç yıl süren seyahatlerini konu alan elimizdeki kitapta İzmir, İstanbul ve Anadolu (L’île de Malte – Les Cyclades – Smyrne (s 225-248) ; Les Dardanelles – Scutari – Constantinople (s 249-286) ; Excursions dans l’Asie Mineure et le Kurdistan (s 287-319)) ile birlikte daha birçok yere ait seyahat izlenimlerine yer verilmektedir. Yayıncısının sayfa kenarları altın yaldızlı bez cildinde. 
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 351 > Kitap
Ünlü Türkolog ve şarkiyatçı Antoine Galland’ın (1646-1715) hazırladığı Türkçe, Arapça, Farsça atasözleri, fıkralar ve vecizeler koleksiyonudur. Batı’da Nasreddin Hoca´nın adını anmadan ona bağlı olarak anlatılan fıkralardan üç tanesi Antoine Galland tarafından derlenerek Fransızca´ya çevrildi ve bu kitapta yayınlandı. Galland 1670 yılında Türkiye´ye gelmiş ve üç yıl kalmıştı. Türkçe, Arapça ve Farsça öğrenen Galland, Fransa kralı için sahaflardan kitaplar toplamıştı. Paris´te, Milli Kütüphane’de bulunan 12 adet Nasreddin Hoca yazmasının önemli bir bölümü Galland tarafından İstanbul´dan satın alınanlardır. Blackmer ve Atabey’de yok.Deri sırtı panelli, kapakları ve iç kapakları ebru desenli dönem cildinde.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Güncel Fiyat : 10.00$
Lot: 353 > Kitap
Orijinali Three Years in Constantinople or Domestic Manners of the Turks in 1844 (London 1845) basılan kitabın Gottlob Fink tarafından yapılan Almanca çevirisi… İstanbul üzerine yazılmış en önemli seyahatnamelerden biridir. 1841 yılında İstanbul’a gelen ve burada üç yıl kalan Charles White (1793-1861) İstanbul ile ilgili son derece değerli bilgiler aktarmaktadır. Kitaptaki bilgilerin çeşitliliğinden, White’ın İstanbul hayatının çok farklı yönlerini derinlemesine gözlemlediğini görüyoruz. Toplumun değişik kesimlerinden birçok ileri gelen kişiyle görüşerek, gözlemlediği olayların mekanlarında bizzat bulunarak doğruluğu sınanmış bilgilere yer vermiştir. Kitapta ele alınan konuların çeşitliliği şaşırtıcı düzeydedir. Bedesten, çarşı-pazar, kahvehaneler, su şebekesi, kemerler, kütüphaneler, sahhaflar gibi konulardan tutun terlikçi, çorapçı, tütüncü, kürkçü, tülbentçi, helvacı fesçi esnafına, atık su sisteminden, tüketilen deniz kabuklularına, balık isimleri ve İstanbul florasından, Türk mutfağına kadar bir yabancının aklına takılabilecek, merakını uyandırabilecek her şeyi inceleyen bu eser bu bakımdan tam bir folklor hazinesidir. Charles White yedi kadar esere imzasını atmış, ülkede bulunduğu dönemde Morning Chronicle gazetesinin İstanbul muhabirliğini yapmış, Türk dostu bir İngiliz subayıdır. İstanbul’da bulunduğu sırada rütbesi albaydı. Eserini yazarken Ahmed Vefik Efendi’den büyük yardım gördü. Türklerin ve Müslümanların hayatıyla ilgili bir Avrupalı’nın başka türlü bilemeyeceği bilgileri edindi. Eserin Almanca baskısı da orijinal İngilizce baskısı gibi nadirdir. Blackmer 1789, Atabey 1331
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 354 > Kitap
Yan sayfaları ebrulu sırtı tümsekli modern deri cildinde. İngiltere'nin XVIII. yüzyıl ortalarında Britanya Adasını tamamen hükümranlığı altına aldıktan sonra bir imparatorluğa dönüşmesiyle birlikte Doğu, Londra'nın ilgi alanına girmeye başlamıştı. Daha önce genellikle seyyahların ya da maceraperestlerin masalsı anlatılarının, halkı eğlendirmek ve korkutmak için yapılan gazete haberlerinin gözde konusu olan Doğu ve Osmanlı İmparatorluğu, bu yeni devirde Aydınlanma Çağının birinci elden gözleme dayalı "Doğu'yu keşif" literatürünün bir parçası haline gelecekti. Bu eser İngiltere'de hızla büyüyen bu literatürün en önemli örneklerinden birisidir. Ticarî ve diplomatik görevleri sebebiyle uzun seneler İzmir, Basra, Malta ve Odessa'da kalmış olan William Eton 1794-1801 yıllarında, William Pitt kabinesinde Savaş Bakanlığı yapmış Henry Dundas'a "Doğu uzmanı" olarak hizmet etmiştir. Uzun süre Oriental Company nin temsilciliğini de yapmış William Eton'ın ticarî bağlantıları Osmanlı Imparatorluğu'nun pek çok bölgesinde bulunmasına imkan verirken, Ingiltere'nin St. Petersburg elçiliğinde sekreter olarak geçirdiği beş yıl bilhassa Prens Potemkin ile yakın bir ilişki içinde olmasını sağlamıştır. Yaptığı seyahatlerde ve üstlendiği görevler esnasında edindiği izlenimleri, 1802 ve 1807'de yayımlanan Authentic Materials for History of the People of Malta ve 1805'de yayınlanan A Concise Account of the Commerce and Navigation of the Black Sea başlıklı kitaplarda toplayan Eton'ın en çok ses getiren eseri, 1798'de ilk baskısı yapılan A Survey of the Turkish Empire isimli çalışmasıdır. Bu kitabın takip eden on sene içinde üç kez daha (1799, 1801, 1809) basılmış olması, gördüğü yoğun ilginin bir işaretidir. Başlığının da ima ettiği gibi A Survey of the Turkish Empire, bir seyahatname olmaktan ziyade Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki politik ve ekonomik etkisini artırmaya çalışan Ingiliz kabinesine sunulmuş bir rapor mahiyetindedir. Nitekim Eton, bir taraftan Osmanlı Imparatorluğu'nun siyasî, askerî, iktisadî vaziyetini tasvir edip, gündelik hayat hususunda okurlarını bilgilendirirken, diğer taraftan da Rusva ve Fransa'nın Osmanlı İmparatorluğu'na karşı takip ettikleri politika karşısında İngiltere'nin alması gereken pozisyonu ortaya koymaya çalışır. İngiliz emperyal düşüncesine hizmet eden ve onu yeniden üreten bir "uzman" olarak Eton, Fransız Ihtilâli ve Paris'in yayılmacı siyaseti nedeniyle, İngiliz ve Rus çıkarlarının "Ortadoğu"da, bilhassa Mısır'da birleştiğinin altını çizer. İhtilal Savaşlarıyla altüst olan Aydınlanma Çağı Avrupasının "Doğu"ya bakışını yansıtan kitap, aynı zamanda devrin oryantalist literatürünün de tipik bir örneğidir. Nitekim kitaba hâkim olan oryantalist "dejenerasyon" söylemiyle Osmanlı Imparatorluğu'nun “yükseliş ve düşüşünü" açıklamaya çalışan Eton, Osmanlı askerî teşkilatındaki zaafı çöküşün bir tezahürü olarak ele almaktadır. Ancak yazar Türkler ve Müslümanların umumî hassalarını, âdetlerini ve gündelik hayatlarını tasvire başladığında, Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasî başarılarını açıklayabilmek için devlet teşkilatı bahsinde bir anahtar olarak kullandığı bu "yükseliş ve düşüş" paradigmasını bir kenara bırakır. Zira Eton'a göre Türkler ve Müslümanlar kültürel açıdan, XIV. yüzyılda olduğu gibi XVIII. yüzyıl sonunda da "Batı"dan daha geridir ve geçen zaman içerisinde bu alanda hiç mesafe kaydedememiştir. Nitekim 'bağnazlıklarının bir sonucu olan kibirle malûl' olan Türkler'in "Batı"yı yakalamaları neredeyse imkânsızdır. Fikrî bakımdan İngiliz aydınlanmasının bir ürünü olan William Eton, "Osmanlı despotizmi ne de saldırarak, baskı altında ezildiğine inandığı Yunanlılar'ı savunur. Çağdağ Rumlar'ı, antik Yunan kültürünün devamı olarak takdim eden Eton, Rusya'nın Yunanistan'ı özgürleştirme çabasını onaylayarak, birkaç on yıl sonra Lord Byron ile zirveye çıkacak Filhelenist akımın öncülerinden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. William Eton'ın "Osmanlı despotizmi" ve kültürü konusunda kimi zaman aşırıya kaçan görüşleri, devrin bir başka önemli yazarı Thomas Thornton'ın eleştirilerine maruz kalmıştır. Onbeş sene kaldığı İstanbul'da yaptığı gözlemlere dayanarak yayınladığı Present State of Turkey başlıklı iki ciltlik kitabında, cesaret, temizlik gibi vasıflarını ve Osmanli kültürünün edebî zenginliğini ön plana çıkartarak Türkler'i öven Thornton, A Survey of Turkish Empire'da Eton'un yaptığı Osmanlı tasviriyle gerçeğe Baron de Tott'dan daha fazla yaklaştığını belirtir. Ancak Thornton'ın tasviri ile Eton'ın çizdiği resim arasında, neredeyse hiçbir noktada benzerlik bulunmaması dikkat çekicidir. Netice olarak William Eton okura, bir Aydınlanma Çağı diplomatının "Doğu" gözlemlerini ve kolonyal iktidarın siyasî hedeflerini sunarken diğer taraftan da Osmanlı İmparatorluğu'nun XVIII. yüzyıl sonlarındaki vaziyeti hakkında hem çağdaşı okuyucusuna hem de bugün bizlere bir resim sunar. Ancak bu değerlendirmenin, Eton'ın temsilcisi olduğu İngiliz emperyal politikası çerçevesinde şekillendirilmiş subjektif bir tarafının da bulunduğu akıldan çıkartılmamalıdır. Eton'un bu kitabı yayınlandığı dönemde büyük ilgi görmüş, İngilizce'de dört kez basılmış, Fransızca ve Almanca'ya da çevrilmiştir. Blackmer 558 (1. baskı), Atabey 409 (2. baskı)
Kitabın Türkçe edisyonu ise 19. Yüzyılın Başında Osmanlı İmparatorluğu (İstanbul, 2009) başlıklı kitaptır. 
Açılış Fiyatı : 10.00$
Güncel Fiyat : 10.00$
Lot: 355 > Kitap
Yayıncısının desenli bez cildinde. W. S. Monroe (1863-1939) gezi ve araştırmalarını birleştirerek yazdığı kitabın büyük kısmında örf ve âdetler, yaşam tarzları, karakterler, giyimler, kadın hakları, sosyal kurumlar, din ve eğitim sistemleri, tarım ve ticaret, kendi aralarındaki ve diğer halklarla ilişkileri ile imparatorluğu oluşturan halklar, ayrıntılı bir biçimde anlatılmıştır. Yazar, teokratik bir yönetimi olan Osmanlılar’ın yaşamında Kur’an’ın ve dinsel öğelerin önemini irdeler. Kitapta İstanbul’un tarihî binalarına, karakteristik semtlerine, insan ve sokak manzaralarına, pazarlar, hamamlar, hanlar, çeşmeler, camiler ve dervişlere de yer ayrılmıştır. Dönemin Padişahı II. Abdülhamid ve hareminin, sarayların, köşklerin ve Bab-ı Ali’nin incelendiği bölüm oldukça ilgi çekicidir. 48 fotoğrafla zenginleştirilen eserin sonundaki ekte Türkiye’yi ziyaret edecekler için hazırlanmış bir rehber bulunmaktadır.

Açılış Fiyatı : 10.00$
Güncel Fiyat : 10.00$
Lot: 356 > Kitap
Tarabya doğumlu kadın yazarın Osmanlı halkları üzerine nadir eseri... Dönemin İngiliz elçilik mensuplarından birinin kızı olarak Tarabya’da doğduktan sonra Osmanlı topraklarında altmış yıl ikamet eden Fanny Janet Blunt’un (1839-1926) bu eseri, Osmanlı toplumsal yaşamını, nüfus bileşimini, imparatorluğun idarî, iktisadi ve folklorik özelliklerini birinci elden aktaran bir kaynaktır. O dönemde, Avrupa kamuoyunda oldukça ateşli bir biçimde tartışılmakta olan Doğu Sorunu’nun ve Osmanlı İmparatorluğundaki azınlıklar meselesinin o günlerin sıcaklığı içinde kavranabilmesi için büyük önem taşımaktadır. Eser dört bölümden oluşmaktadır. 1. bölümde, Rumeli ve Anadolu topraklarında yaşayan Bulgarlar, Rumlar, Arnavutlar, Türkler, Ermeniler, Yahudiler, Tatarlar, Çingeneler ve Çerkezler, yayıldıkları coğrafya, sosyal yaşamları ve ulusal karakteristikleri ile tek tek tanıtılır. 2. bölüm imparatorluktaki arazi dağılımı ve yerleşim meselelerine ayrılmıştır. 3. bölümde imparatorlukta yaşayan tüm milletlerin giyim, evlenme, doğum ve cenaze gibi gelenek ve görenekleri konu edilir. 4. bölümde bu milletlerin eğitimleri, dinleri, çeşitli inançları ve aralarındaki dinî hoşgörü havası örneklerle anlatılır. Eser, Anadolu’daki misyoner faaliyetleri hakkında da ilginç gözlemler aktarmaktadır. Kitabın editörlüğünü ünlü oryantalist Stanley Lane-Poole yapmıştır. Atabey 120, Blackmer 155 [London, 1878 baskısı]
Açılış Fiyatı : 10.00$
Güncel Fiyat : 10.00$
Lot: 357 > Kitap
Ön kapağı sırttan ayrılmıştır.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 358 > Kitap
Bez cildinde. Bu kitap Franco Maria Ricci adına basılan 2 bin kopyanın 1878 №lusudur. Kitap İtalyancadır ve giriş kısmı Franz Unterkircher tarafından yazılmıştır. 1586-1591 tarihleri arasında Kutsal Roma İmparatorluğu’nun İstanbul’daki büyükelçisi olarak görev yapan Bartolemeo von Pezzen, şehirde bulunduğu süre içerisinde Türklerin alışkanlıkları ve yaşamlarıyla ilgili görüntüleri imparator II. Rudolf’a sunmak amacıyla ismi belli olmayan bir ressama çizdirdiği olağanüstü güzellikteki resimler yüzyıllar boyunca Avusturya imparatorları tarafından muhafaza edildikten sonra Viyana’daki Österreichische Nationalbibliothek’e (Avusturya Milli Kütüphanesi) intikal etti. Kitabın sunum bölümü Franz Unterkircher tarafından yazılmıştır. Resimler, Pietro della Valle, Giuseppe Gorani, Giovanni Battista Casti, Carlo Porta, Gerard de Nerval, Antonio Stoppani, Pierre Loti, Maurice Barres gibi İstanbul ve Osmanlıları anlatan seyyahların metinlerinden pasajlar ile birlikte sunulmaktadır.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Güncel Fiyat : 10.00$
Lot: 359 > Kitap
Fenerli Rumlar ya da Fenerliler Osmanlı döneminde İstanbul´un Fener semtinde oturan zengin ve nüfuz sahibi Rum ailelere verilen isimdi. Özellikle 18. yüzyılda Fenerli Rumların gücü çok arttı. Osmanlı Devleti´nin Avrupa ülkeleriyle olan ilişkilerinde tercümanlık görevini üstlendiler. Ayrıca Osmanlı Devleti 18. yüzyıl boyunca Eflak ve Boğdan eyaletlerinin voyvodalarını Fenerli Rumların arasından seçti. Sırtı ve köşeleri deri, dış ve iç kapakları ebrulu karton cildinde.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 360 > Kitap
Yayıncı Fisher tarafından Suriye, Kutsal Topraklar ve Küçük Asya´daki yer, kişi ve nesnelerin doğru görünümlerini kayıt altına almaları için görevlendirilen W. H. Barlett, William Purser ve Thomas Allom´un zamana meydan okuyan gravürleri ve İngiliz gezgin John Carne´ın açıklayıcı metinleri eşliğinde bu topraklara dair kaleme alınmış en kapsamlı seyahatnamelerden biri... Sırtları ve kapakları altın yaldız tezyinatlı dönem ciltlerinde. Sayfa kenarları altın yaldızlıdır.
Açılış Fiyatı : 100.00$
Lot: 361 > Dergi
Dergi içinde, "Harb-i Umumi´de İngiltere´de casusluk yapan bir Türk gencinin hatıratı", "Dans bir ihtiyaç mıdır değil midr?", "Fotoğrafla devr-i alem" başlıklı yazılar yer almaktadır.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 362 > Kitap
Sırtı karton, ön yüzü armalı bez cildinde. Sayfalarının üst tarafı altın yaldızlı, diğer kenarları kesilmemiş durumda.
El yapımı filigranlı kağıda sadece 100 adet yapılan baskının 72 №’lusu. (One hundred copies of this book have been printed on hand-made paper for sale in Great Britain and Ireland of which this is No. 72)
Çok erken sayılabilecek bir dönemde Avrupa’yı baştan sona kat ederek çok maceralı yolculuklar yapan William Lithgow’un (1582-?) seyahatnamesi. İlk baskısı 1632’de yapılan eser, Lithgow’un 1610-1622 yılları arasında yaptığı üç geziyi kapsamaktadır. Yazar İtalya, Korfu, Yunanistan, Girit, Suriye, Midilli ve Eğriboz Adaları, Makedonya, Bozcaada, Truva, Trakya, İstanbul, Kıbrıs, Halep, Şam, Filistin, Kudüs, Mısır, Malta, Cezayir, Fas, Libya, Sicilya, Macaristan, İrlanda, İspanya ve İskoçya’yı gezer. Genellikle yalınayak dolaşan Lithgow, eserinde gördüğü yerler, insanlar, gelenekler hakkında çok ilginç bilgiler vermekte, bunlara diğer kaynaklardan öğrendiklerini de ekleyerek bir seyahatname ile bir tarih kitabında bulunabilecek unsurları bir araya getirmektedir. İstanbul’da kendisini en çok etkileyen tarihsel anıtın Aya Sofya olduğunu belirten ve bu arada “Hyppodrome”u yazan Lithgow, büyük zararlara neden olan yangın ve deprem gibi afetleri anlatır, evlilik törenlerine değinir, “Türkler’in kiliselerinde çan bulunmamasına” hayret eder.
Lithgow seyahatnamesinin başlığında kullanılan “adventures and painful peregrinations” ifadesi 17. yüzyılda Akdeniz’e gelen İngiliz seyyahlar tarafından yazılmış seyahatnamelerin içeriğinin İngiliz okurlara yansıtılışının özeti niteliğindedir. Zira metinlerde aktarılan tecrübe ve görüşler yeni ve çok farklı bir mekân olan Akdeniz’de yaşanan çeşitli “maceraları”, hem de bu maceralar yaşanırken katlanılması gereken acı dolu zorlukları ifade eder şekildedir. 
İlk baskısı 1632’de yapılan eser, Lithgow’un 1610-1622 yılları arasında yaptığı üç geziyi kapsamaktadır. Yazar İtalya, Korfu, Yunanistan, Girit, Suriye, Midilli ve Eğriboz Adaları, Makedonya, Bozcaada, Truva, Trakya, İstanbul, Kıbrıs, Halep, Şam, Filistin, Kudüs, Mısır, Malta, Cezayir, Fas, Libya, Sicilya, Macaristan, İrlanda, İspanya ve İskoçya’yı gezer. Genellikle yalınayak dolaşan Lithgow, eserinde gördüğü yerler, insanlar, gelenekler hakkında çok ilginç bilgiler vermekte, bunlara diğer kaynaklardan öğrendiklerini de ekleyerek bir seyahatname ile bir tarih kitabında bulunabilecek unsurları bir araya getirmektedir. İstanbul’da kendisini en çok etkileyen tarihsel anıtın Aya Sofya olduğunu belirten ve bu arada “Hyppodrome”u yazan Lithgow, büyük zararlara neden olan yangın ve deprem gibi afetleri anlatır, evlilik törenlerine değinir, “Türkler’in kiliselerinde çan bulunmamasına” hayret eder.
William Lithgow, İskoçya’da Lanark’da doğdu. Lanark’ta tüccarlık yapan James Lithgow ile eşi Alison Grahame ın üç çocuğunun en büyüğüdür. Ailesinin, İskoçya krallık tacının varisleri arasında yer alan Hamilton ailesine yakınlığı ve onlar tarafından himaye edilmesi Lithgow’a hem İskoç sarayında hem de Londra’dayken sarayda saygınlık kazandırmıştır. 1645’te öldüğü tahmin edilmektedir. Lithgow, doğduğu şehirdeki ilköğrenimi sırasında klasik eğitim ve Kitab-ı Mukaddes bilgisi konusunda eğitim aldı. İlköğrenimini tamamladıktan sonra terzilik mesleğine başlayan Lithgow, sabır gerektiren bu mesleği icra etmekte zorlandı. Terzilik gibi bir mesleğin kendi fıtratına uygun olmadığını anlayarak atalarının yaban diyarlara seyahatin genç bir adamın dünyadaki bilgeliği ve adaleti anlaması yolunda gerekli temeli teşkil ettiğini belirttikleri gibi entellektüel ufkunu açmak amacıyla genç yaşında düşlerini gerçekleştirmesi için umut ve kaynak sağladı. Lithgow, seyahat etmenin önemi ve gerekliliğinden bahsettikten sonra benim seyahat etmemin asıl sebebine gelecek olursam, diyerek insanın fıtratı yabancı diyarlardan haber almaya içten içe meyilli ve her zaman buna meraklıdır, ayrıca garip ve sık sık gidilmeyen krallıkları görüp bunlar hakkında bilgi edinmekten etkilenir, diyerek seyahat etmesinin manevi gerekçesini açıklar. 
Lithgow, genç yaşta seyahat etmeye başlamıştı. Başlangıçta entellektüel ufkunu genişletmek amacını güdüyordu. Sonraları ise görüşleri farklılaşmıştı ve ülkesinde kalıp, devlette hiçbir garantisi olmayan görevlere getirilmiş kişileri papaganlıkla suçluyor, kişisel gelişim açısından seyahat etmenin önemini vurguluyordu.

Lithgow’u seyahate yönlendiren başka bir olay ise yaşadığı aşktır. Bonningtonlu bir çiftçinin kızı olan Miss Lockhart ile yaşadığı aşk, aileler tarafından uygun görülmemiş ve kızın erkek kardeşleri Lithgow’un kulak kepçelerini keserek onu cezalandırmışlardır. Aynı zamanda şair olan Lithgow’un şiirlerinin editörü James Maidment’e göre Lithgow, bu olaydan sonra kesik kepçe Willie olarak anılmıştır. Lithgow, bu acı olay sebebiyle öz bilincinin arttığını ve özünü toprağından ayırıp acılarından kurtulup yabancılarla eğlenmek, yıkıcı kötü talihin herhangi bir aşikâr nesnesini gündelik bir gözle incelemeyi seçtiğini belirtir. 

Seyahat nedenleri bu şekilde özetlenebilecek olan Lithgow’un ilk seyahatini Orkney ve Shetland da daha sonra kıta Avrupasında Almanya, Bohemya, İsviçre ve Alçak Ülkeler’e yapmış, bu seyahatini Nisan 1608’de Paris’te noktalandırmıştır. Burada on ay kalıp Fransızca öğrendikten sonra Mart 1609’da Paris’ten yola çıkarak Akdeniz ve Orta Avrupa’ya yapacağı üç seyahatin ilkine başlar. Bu seyahatin notları A Most Delectable and True Discourse of an Admired and Painefull Peregrination adıyla 1614’de Londra da yayınlanmıştır. Lithgow’un ilk seyahati 1609 da başlayıp 1612 de tamamlanmıştır. İkinci seyahati 1614 yılında çıktığı seyahattir. Üçüncü seyahati 1619-1621 ise yılları arasındadır. Bu seyahatte seyyah İspanya üzerinden Malaga’ya gitmiştir. Ancak, Malaga’ya gelir gelmez casuslukla suçlanıp yakalanır, parasının tamamı çalınır, bir şaraphanede işkence görür. Hapse atılır. Hapishanede Türk bir köle ve Hintli bir aşçı ile birlikte soğuk ve kötü koşullara direnir. Notları bir İngiliz rahip tarafından İspanyolca’ya çevrilir ve İspanyol monarşisi hakkındaki görüşleri nedeniyle Granada’da yakılarak ölüm cezasına çarptırılmasına karar verilir. 

Lithgow’un durumunu duyan bir arkadaşının Hollandalı hizmetçisi gidip İngiliz konsolosuna haber vermiştir. Konsolos, Lithgow’u kurtarıp İngiliz donanmasına ait bir gemiye bindirip ülkesine gönderir. İngiltere’ye varınca işkence görmüş vücudunu kamusal alanda gösterir.

Ülkesine döndükten sonra yazarlığa devam ederek kitaplarını yayınlamıştır 1645 yılından sonra Lithgow’un hayatı hakkında bilgi bulunmamakta ve bu yıl vefat ettiği düşünülmektedir. Hem İskoçya da hem de İngiltere’de çok göz önünde olmuş bir yazarın birden bire izinin kesilmesi ayrıca dikkat çekicidir. 

William Lithgow, birinci seyahatinin notlarını A Most Delectable and True Discourse of an Admired and Painefull Peregrination adıyla 1614 yılında yayınlattı. Bu kitabı, Kral I. James’e, Somerset Dükü Robert Kerr’e ve onun eşine ithaf etmişti. Bu eser, 1616’da yeniden basılmıştır. Eserin gözden geçirilip genişletilmiş versiyonu ile ikinci ve üçüncü seyahatlerin kısmen anlatıldığı bir metin ise 1623’te yayınlanmıştır. 1623 versiyonuna Lithgow’un Sicilya, Orta Avrupa ve Doğu Avrupa, İrlanda ve İspanya’ya yaptığı seyahatleriyle ilgili notların genişletilmiş versiyonunun eklenmesi suretiyle ortaya çıkan eser ise The Total Discourse, of the Rare Adventures, and Painefull Peregrinations of Long Nineteene Yeares Travayls, from Scothland to the Most Famous Kingdomes in Europe, Asia and Affrica. Perfited by Three Dear Boughte Voyages in Surveighing of Forty Eight Kingdomes Ancient and Moderne, Twenty One Rei-publickes, Ten Absolute Principalities, with Two Hundred Lands The Particular Names whereof are Described in Each Argument of the Ten Divisions of His History And it also Divided in Three Bookes, Two whereof Never Heretofore Published Wherein is Contained an Exact Relation of the Lawes, Religion, Policies and Government of all their Princes, Potentates and People. Together with the Grievous Tortures He Suffered by the Inquisition of Malaga in Spaine, His Miraculous Discovery and Delivery Thence: And of His Last and Late Returne from the Northerne Iles adıyla 1632 yılında ise yine yayıncı Nicholes Okes tarafından yayınlanmıştır. Eser, Kral I. Charles’a ithaf edilmiş olup 1632 den sonraki 180 yıl içinde Londra ve Edinburg da toplam dört kez daha basılmıştır. 18. yüzyıl başında Glasgow ve Falkirk’te cep kitabı formatında basılmıştır 1650’li yıllarda Amsterdam’da Felemenkçe çevirisi yayınlanan eser, Hollanda’da bu çeviriyle dört kez basılmış, sonraki yıllarda çevirinin çeşitli versiyonları yayınlanmıştır. J. R. Burns’ün Lithgow’un eseri üzerine yazdığı William Lithgow s Total Discourse 1632 and his Science of the World : A Seventeenth-Century Protestant Traveller s View of Europe and the Near East, adlı doktora tezine göre, seyahatnamenin 1614 baskısı ile son şekli olan 1632 baskısı arasında bilgi eklemeleri nedeniyle farkların bulunmasının nedeni, geçen zaman zarfında Lithgow’un kişiliğinin yanı sıra görüşlerinin de değişmesidir. Burns’e göre, Lithgow kendisini Protestan bir hacı olarak vurgulamak amacında olduğundan 1632 versiyonunda Lithgow un anlatımında anti-katolik ton daha ağır basar, seyyah önceki versiyonlarda eksik kalan bilgiler tamamlayarak, Avrupa ve Akdeniz de siyasi, coğrafi, antropolojik ve bilimsel bilginin mükemmel bir toplayıcısı olarak karşımıza çıkar. Lithgow’un eserine olan ilgi, konunun ilgi çekiciliğinin yanısıra yazarın üslubunda sıklıkla aşırılığa kaçan abartı, ölmek üzereyken kurtulması, Kitab-ı Mukaddes ten ve klasikçağ metinlerindeki betimleyici malzemeye ek olarak döneminin güncel kaynaklarını da kullanmasıdır. Lithgow’un, Protestan olduğu için Malaga’da İspanyollar’ın işkencesine maruz kalarak ölümle burun buruna gelmesini etkileyici bir şekilde anlatması, Büyük Britanya da okurun ilgisini çekmiştir. Yazar, eserini Katolik fanatikliğinin anlatımı olarak okunacak şekilde kaleme almış ve bunu önsözünde ifade etmiştir. Katolikliğin yanısıra, Ortodoks Hıristiyanları, Yahudileri ve Müslümanları da beğenmez ; ancak seyahati boyunca bu üç gruptan da misafirperverlik ve nezaket gördüğünü belirtir. 

Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 363 > Kitap
Yayıncısının desenli bez cildinde. Almanya doğumlu Amerikalı rahip Anthony Zurbonsen’in (1860-1927) Almanya, Avusturya, Macaristan, Balkan ülkeleri, İstanbul (s 67-94), Filistin ve Mısır seyahanamesi. Pera Palas otelinde kalan yazar kitabında İstanbul’u sokak köpekleri, şehir içinde hammallarca ve at ile eşek gibi hayvanlarca yapılan taşımacılığı, gezip gördüğü yerleri yazar. *Bazı satırların altı kurşun kalemle çizilmiştir.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 364 > Kitap
Kitapta İstanbul’a oldukça uzun bir bölüm (s 47-127) ayrılmıştır. Metin son derece yalın, akıcı, daha da önemlisi, gereksiz, ilgisiz ve tarihsel bilgilerle boğmadan meydana getirilmiştir. Bu itibarla okunması kolay, bir o kadar da ilgi çekicidir. Sırtı dekoratif başlıklı, kapakları gofre floral desen tezyinatlı ve ebrulu dönem cildinde. Sayfa kenarları altın yaldızlıdır.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 365 > Kitap
Yan sayfaları ebrulu yeni yapım deri cildinde. 
Bibliothèque Nationale de France’da kaydı yoktur. 
Kitapta İstanbul’a oldukça uzun bir bölüm (s 47-127) ayrılmıştır. Metin son derece yalın, akıcı, daha da önemlisi, gereksiz, ilgisiz ve tarihsel bilgilerle boğmadan meydana getirilmiştir. Bu itibarla okunması kolay, bir o kadar da ilgi çekicidir. 
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 366 > Kitap
Deri sırtı panelli, altın yaldız başlık ve dekorludur. *Sırtın alt bölümünde açılma meydana gelmiştir.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 367 > Harita
Haritalarında konu edindiği bölgenin etnik tiplerini ve mimarisini yansıtan alegorik sahneler eklemesiyle tanınan Johan Matthias Hase´ın (1684 - 1742) yayınladığı Küçük Asya ve Karadeniz haritası...
Açılış Fiyatı : 500.00$
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 370 > Kitap
Metin içi iki gravür mevcuttur. Orijinal kapakları korunarak sonradan ciltlenmiştir.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 372 > Kitap
Kitapta, evrensel hukuk ilkelerinin kökenleri, Tevrat ve Talmud gibi kaynaklar üzerinden açıklanmıştır. Sırtı panelli, altın yaldız dekor ve başlıklı deri dönem cildinde.
Açılış Fiyatı : 100.00$
Lot: 373 > Kitap
Kitap içinde 20 tam sayfa gravür yer almaktadır. Sırtı ve ön kapağı altın yaldız başlıklı ve figür görselli bez dönem cildinde. Kitap 11. Dundee Kontu Henry James Scrymgeour’a okulda başarısı sebebiyle hediye edilmiştir.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 374 > Kitap
1941 yılında İstanbul Emniyet Müdürü olarak görev yapan Selahattin Korkut´a Almanca ithaflı ve imzalı (İmza sahibi tespit edilemedi). Kitap içinde ayrıca, Nazi Almanyası´nda SS-Oberstgruppenführer Generaloberst Polizei ve RSHA subayı olarak görev yapan Kurt Daluege tarafından Selahattin Korkut´a gönderilmiş kahvaltı davetiyesi yer almaktadır. Şömizli bez cildinde. *Şömizi yıpranmıştır.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 375 > Kitap
Oğlu Ali Haydar Mithad’ın (1872-1947) kaleminden Midhat Paşa… 1876 yılında sadrazamlığa atanan Mithat Paşa (1822-1884) yeni anayasa taslağını II. Abdülhamid’e sundu. Ancak II. Abdülhamid "Kanun-ı Cedid" adlı bu taslağı geri çevirdi. Paşa’nın Saray’a karşı tutumundan da rahatsız olduğundan sadrazamlıktan alarak ülkeyi terk etmesini emretti. Yıldız Mahkemesi olarak bilinen yargılamada, Abdülaziz’in ölümüne neden olmaktan suçlu bulundu ve ölüme mahkum edildi. İngiltere’nin müdahalesiyle cezası ömür boyu hapse çevrilip Taif’e gönderildiyse de II. Abdülhamid’in emriyle 8 Mayıs 1884 gecesi öldürüldü. Oğlunun kaleminden Midhat Paşa’yı anlatan eser Abdülaziz ve II. Abdülhamid dönemlerindeki politik durumu yansıtması ve karanlıkta kalmış birtakım olayları aydınlatması bakımından önemlidir. Bu eserin Fransızca baskısı (Paris, 1908) da yapılmıştır. 
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 376 > Kitap
Sırtı ve ön kapağı altın yaldız başlıklı deri dönem cildinde. Sayfa kenarları altın yaldızlıdır. Kitap 11. Dundee Kontu Henry James Scrymgeour’a okulda başarısı sebebiyle hediye edilmiştir.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 377 > Kitap
Koruma kâğıdıyla kaplanmış bez dönem cildinde.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 380 > Kitap
Dekoratif başlıklı ve resimli bez cildinde.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 385 > Kitap
Bab-ı Seraskeri Mütercimlerinden Mehdi Efendi´nin Fransızca öğrenmek isteyenler için hazırladığı kitap. *Kapağı sırttan ayrılmıştır.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Lot: 386 > Kitap
Deri sırtı panelli, altın yaldız dekor ve başlıklı, kapakları karton dönem cildinde.
Açılış Fiyatı : 10.00$
Güncel Fiyat : 10.00$
Lot: 393 > Obje
Açılış Fiyatı : 10.00$
Filtreler
Toplam : 1302 Ürün
 
Phebus Hakkında
“Phebus Müzayede Evi, alıcılar ve satıcıları online ortamda bir araya getiren bir açık artırma platformudur.”
Bizi Takip Edin
Copyright © 2020 PHEBUS Müzayede