OSMANLI DÜNYASI, 29.09.2023 saat: 22:00'a kadar internet sitemizden pey verebilirsiniz. 22:02 itibariyle canlı mezat başlayacaktır. Kitap, Dergi ve süreli yayın hariç tüm ürünlerden % 20 ürün KDV'si alınmaktadır. Komisyon Oranı: % 20 + KDV'dir. ÖDEME SÜRESİ MÜZAYEDE BİTİMİNDEN SONRA 1 HAFTADIR.
Şâzeliyye şeyhlerinden İbn Atâullah el-İskenderî’nin tasavvufun değişik alanlarına ışık tutan hikmetli sözleri ve arkadaşlarına yazdığı mektuplardan oluşan El-Hikemü´l-Ataiyye adlı eserinin, Kastamonulu Ahmed Mahir Efendi tarafından Türkçe´ye tercüme edilmiş halidir. Eserde Arapça metin aynen verilmiş sonrasında tercüme edilmiş ve açıklaması yapılmıştır.
Tanzimat döneminde Osmanlı Devleti´nin her alanında görülen köklü reform hareketi, adli teşkilat ve kanunlaştırma alanında da kendini göstermiştir. Mecelle-i Ahkam-ı Adliye, bu dönemde daha çok mal sahipliği, borçlar ve şahıs hukuku gibi konularda oluşturulmuş kanunları içerir. İslam hukukuna dayalı olarak hazırlanan ilk kanunlar olması dolayısıyla sadece Osmanlı hukuk tarihi bakımından değil İslam hukuk tarihi açısından da öneme sahiptir.
Halep´te Mekteb-i İdâdî muallimi bulunduğu sırada Maarif Nezâreti tarafından açılan yarışmaya katılmak için idadilerin yedinci yılı ders programına uygun olarak hazırladığı bir eserdir. Bireysel ahlakı konu aldığı eserde dinî kaynaklara, bilhassa konu ile ilgili âyet ve hadislere dayanılarak hazırlanmıştır.
Alman Filozof Ludwing Büchner´in Materyalizm felsefesi üzerine kaleme aldığı eserinin, Osmanlı´da Materyalizm´in savunucuları olarak sayılacak Baha Tevfik ve Ahmed Nebil tarafından Türkçe´ye çevirisidir. Eser Almanya´da ilk basıldığı yıllarda "materyalizmin İncil´i" olarak adlandırılmış ve oldukça popüler hale gelmiştir. Türkçe´ye çevirisi yapıldıktan sonra Avrupa´da bu kadar yankı uyandıran bir eser, Osmanlı aydınları tarafından da göz ardı edilmemiştir, özellikle eserde yer alan din aleyhinde hatta yer yer din düşmanlığı derecesinde kaleme alınmış sözler hakkında birçok reddiye kaleme alınmıştı.
Celestine Bougle´ın, sosyoloji hakkında kaleme aldığı eseridir. Satışa sunulan kitap, Fransızca orijinalinin yayımlanmasından dört sene sonra, Mustafa Subhi Efendi tarafından Türkçe´ye tercüme edilmiş halidir.
Evliya Çelebi´nin Seyahatname´si İstanbul´a ilk geldiği yıllarda geniş kitleler tarafından benimsenmemiştir buna karşın oryantalist Joseph von Hammer, İstanbul´da 4. cildini bulduğu Seyahatname´nin bir kısmını İngilizce´ye çevirmiş ve bu çeviriden bir seçki yayımlamıştır. Hammer´ın çevirisinin Avrupa´da ilgi uyandırmasının ardından, İstanbul matbaalarında da "Müntehabat-ı Evliya Çelebi" adlı bir seçki yayımlanmıştır. Satışa sunulan bu eser, Osmanlı toplumunda hak ettiği ilgiyi görmeye başladığı yıllarda İstanbul´da yayımlanan ilk baskılardandır.
Bursa´nın Yunan işgalinden kurtarılmasının ardından, Bursa´ya seyahat eden 472 ilkokul öğretmeninin arasında bulunan Hikmet Arif Efendi´nin seyahat anılarından oluşan eserdir. 27-30 Ekim 1922 tarihleri arasında dört gün süren ziyaret sırasında İstanbul hala işgal altındadır, bu nedenle ziyaretin asıl amacı öğretmenlerin Atatürk´e olan bağlılıklarını göstermek istemesidir.
Muallim Naci´nin, içeriğinin çoğunu Mekteb-i Sultani dersleri notlarının oluşturduğu edebiyat terimleri sözlüğüdür. Fihristine göre eser 184 terimden oluşur ve her bir terim örneklerle açıklanmıştır.
Ermeni Devrimci Federasyonu tarafından yürütülen ve "Nemesis Operasyonu"´nun bir parçası olan, İstanbul´da Pera Palace otelinin önünde Azerbaycan´ın eski İçişleri Bakanı Behbud Han Cavanşir´e düzenlenen suikast anlatılmıştır. Suikasti gerçekleştiren, Birinci Dünya Savaşı´nda ve sonrasında Türkiye topraklarında Ermenistan lehine önemli görevlerde bulunmuş Misak Torlakyan´dır. Torlakyan, İngilizlerce kurulan mahkeme sonucunda akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle serbest bırakılmıştır.
Ruşen Eşref Ünaydın´ın, Türk Edebiyatı´nın 18 büyük edibi ile yaptığı söyleşileri topladığı eseridir. Eserde yer alan şair ve yazarların portreleri Cemil Cem tarafından çizilmiştir. Şair ve yazarlar: Abdülhak Hamit (Tarhan), Nigar Hanım, Sami Paşazade Sezai, Halit Ziya (Uşaklıgil), Cenap Şahabettin , Hüseyin Cahit (Yalçın), Süleyman Nazif, Rıza Tevfik (Bölükbaşı), Mehmet Emin (Yurdakul), Halide Edip (Adıvar), Hamdullah Suphi (Tannöver), Ziya Gökalp, Köprülüzade Mehmet Fuat (Köprülü), Ömer Seyfettin, Refik Halit (Karay), Fazıl Ahmet (Aykaç), Ahmet Haşim, Ali Kemal.
Ruşen Eşref Ünaydın´ın, çeşitli gazetelerde yayımlanan yazılarını, "Tarihten Yapraklar", “Fikir ve Şiir Âleminde”, “Birkaç Musâhabe” adlı üç başlık altında kitaplaştırdığı eseridir.
Edhem Ruhi Balkan´ın Edirne müdafaasında şehit düşen Trabzonlu sınıf arkadaşı Yüzbaşı Rüştü´ye ve balkan savaşlarında şehit düşen bütün askerle ithaf ettiği eseridir. Eserinde bir şehit ailesinin hayatını romanlaştırarak anlatmıştır.
Ermeni olayları sırasında yaşananlara karşı çıktığı gerekçesiyle Diyarbakır valisi Dr. Reşid’in emriyle öldürülen Kaymakam Hüseyin Nesimi´nin dönemin siyasi olaylarını değerlendirdiği eseridir.
Osmanlı aydınlarından Haşim Naşit Erbil´in, Osmanlı Devleti´nin Avrupa devletleri karşısında geri düşmüşlüğünün önüne geçmek için ortaya koyduğu fikirlerlerini bir araya getirdiği eseridir.
"Tekin" takma ismiyle Ahmet Ferit Bey´in kaleme aldığı düşünülen eser, Osmanlı Devleti´nin son dönemlerinde devletin gerileyişini durdurmak için aydınların ortaya attığı fikir akımlarından birisi olarak karşımıza çıkan "Turancılık" fikir akımını konu almıştır.
Türk Ocakları Merkez Heyeti tarafından 1928 yılında ilk ve tek sayısı yayımlanan yıllıktır. Bu yıllıklarda amaç, Türkiye başta olmak üzere dünya üzerinde yaşayan Türklerin gelişimlerini kayıt altına alarak, duyurmaktır. Ancak bu yıllık sadece 1928 yılında yayımlanmıştır.
Halep Defterdarlığı görevinde bulunmuş Diyarbakırlı Ali Emiri Efendi´nin kaleme aldığı eserde, Osmanlı Devleti´nin "Vilayat-ı Şarkiyesi" yani günümüz Türkçesi ile Doğu illerimizin tarihi ve coğrafi durumu incelenmiştir. Buna göre, bu illerin yüzölçümleri, topraklarında çıkan mahsulat ve mahsulatın miktarı, ormanları, madenleri, ekonomisi ve tarihi hakkında detaylı bilgiler verilmiştir.
Ruşen Eşref Ünaydın´ın, Sultan Mehmed Reşad´ın ölümü ile başlayıp Altıncı Mehmed´in tahta çıkışına kadar olan süreci anlattığı ve bu hususta Vakit gazetesinde yayımlanan yazılarını bir araya getirdiği kitabıdır.
Osmanlı Devleti´nin vakanüvislerinden Ahmed Vasıf Efendi´nin "Mehasinü’l-asar ve Hakayık’ul-ahbar" adıyla da anılan, Osmanlı Devleti´nin 1794 ilâ 1805 arasındaki tarihini konu alan eseridir.
Halil Halid Efendi´nin, "Fusul-i Mütenevvia" genel başlığı altında yayımladığı ve dört alt başlıktan oluşan eseridir. Satışa sunulan eserde, bu dört risaleden ilk ikisi tek cilt içerisindedir. Bu risalelerin ilki, "İslâm ile Nasrâniyetin Münâsebât-ı Asliyyesi" başlığını taşımaktadır ve Hristiyanlar ve Müslümanlar´ın ilişkilerinin tarihi ele alınmıştır. Risalelerin ikincisi, "Türkler ile İngilizler’in İlk Teması" başlığını taşımaktadır.
Enver Paşa´nın, Osmanlı Türkçesinin yazımını kolaylaştırmak maksadıyla ortaya çıkardığı yazı sistemidir. Bu yazı sistemine göre Arap harfleri birbirlerine birleştirilmeden, ayrık halde kullanılmıştır. Yazı sisteminin geliştiricisi Enver Paşa olduğundan, "Enveri hattı" adıyla da anılmıştır. Satışa sunulan bu İlm-i Hal "Huruf-ı Munfasıla" yani Enver Paşa´nın geliştirdiği ayrık harflerle kaleme alınmıştır.
Gelibolu Yazıcıoğlu Mehmed´in Arapça olarak kaleme aldığı "Megaribu´z-Zaman" adlı eserini yine kendisinin manzum olarak Türkçe´ye tercüme etmesiyle ortaya çıkan meşhur eseridir. Eserinde, Muhammed peygamberin hayatını hayatını anlatırken, Kur´an ve Hadis ışığında İslam dinini ayrıntılı şekilde izah etmiştir. Taş baskı...