OSMANLI DÜNYASI, 02.01.2026 saat: 22:00'a kadar internet sitemizden pey verebilirsiniz. 22:02 itibariyle canlı müzayedemiz başlayacaktır. Kitap, Dergi ve süreli yayın hariç tüm ürünlerden % 20 ürün KDV'si alınmaktadır. Komisyon Oranı: % 20 + KDV'dir. ÖDEME SÜRESİ MÜZAYEDE BİTİMİNDEN SONRA 1 HAFTADIR.
181-204. sayılar. 19. yüzyılın son on senelik diliminde (1891-96 yılları arası) çıkan haftalık fen ve edebiyat mecmuası. Türk yayın hayatının en bilinen simalarının yazıları eserleri ve çevirilerini içeren dergide dönemin yayın anlayışına göre bir tarz tercih edilmiştir. Bilim, teknik, keşifler, icatlar, fen ve sosyal bilimleri gibi Batı dünyasını takip eden ve modernleşme sürecinin aktif şekilde takibini yapan bir yayındı.
*196 sayfanın altında küçük bir kopuk ve son sayfanın üstünde 1 santimi az aşan bir yırtık vardır. Pey vermeden fotoğrafları inceleyiniz.
Matbaacı Ebüzziyâ'nın en bilinen yayınlarından olan mecmua, içerik kadar yayın kalitesi konusunda da önemli bir kilometre taşı olarak kabul edilir.
*Künyeden önceki sayfalarde ciltlemeden kaynaklı küçük dip yırtıkları vardır. Yarıdan itibaren sol üst köşede hafif yenik izi vardır, örneğini görmek için son sayfa fotoğrafını inceleyiniz.
Kültür ve edebiyat tarihimizin başat yayınlarından olan dergi, 2. Abdülhamid devrinde yayın hayatına başlamıştır. Geniş bir içerik yelpazesiyle hem bu alanlara yön vermiş, hem de meşhurlar ve devlet adamlarının yanında bilim ve teknik konularda da döneme dair önemli bir kaynaktır.
*Formaları ciltten ayrılmaya yakındır. İlk sayfa fotoğrafında görülen kenar yırtığı sonraki iki sayfada da vardır. Fotoğrafları inceleyerek pey veriniz.
Osmanlı Türkçesi grameri konulu dilbilgisi, yazma, okuma ve yazım kurallarına dair eser.
*Formaları açılmamıştır. Zımbadan dolayı bir yaprağın o kısmında kısmî yırtılma vardır. Arka kapağın iki katlı mukavvası yarıya kadar açılabilecek şekilde ayrıktır. Pey vermeden önce fotoğrafları inceleyiniz.
Türkçede kâfiyelere dair sözlük eksikliğinden dolayı hazırlanmıştır. Özellikle şiirlerde okunamayan sözcüklere dair kullanışlı olan eser, mücellit ve restoratörler için de faydalıdır.
*Cildi yorgun ve sırtı hasarlıdır. Formalar sırttan ayrıktır.
Ahterî ve Ahterî-i Kebir diye de anılan bu Arapça-Türkçe sözlük Muslihuddin Mustafa´nın en meşhur eseridir. Belli başlı Arapça kaynaklardan faydalanarak 952 (1545) yılında tamamladığı eser, yaklaşık 40.000 kelime ihtiva etmektedir.
*Cildi formalarından ayrılmıştır. İç kapak fotoğraflarını inceleyerek pey veriniz.
Kasîde-i Bürde şârihi olarak ünlenen Ömer Naimî Efendi'nin Arapça eseri. Eseri Mehmed Ali Paşa çok beğenmiş, önce Mısır'da sonra İstanbul'da basılmıştır.
*Cildi formalardan yarı oranda ayrılmıştır ve ön kapak sırtından aynı oranda kopuktur.
Baş kısmında "HAVÂSU´L-EBYÂTİ´L-KASÎDETİ´LBÜR´E ve´l-MAZARRİYE" adlı vardır. Kaside-i Bür'e'nin özelliklerine dair risaledir.
*Sayfaları yorgun kondisyondadır. 17 sayfa sağdan sola yırtıktı ancak yazılar tamdır. Formalarda ve sırtta ayrılma vardır. Fotoğrafları inceleyerek pey veriniz.
Atatürk'ün cumhurbaşkanlığı döneminde ordu için hazırlanıp bütün birliklerde okutulan ilmihal niteliğindeki eser.
*Künye sayfasından önceki iki yaprak yarıdan fazla oranda ciltten ayrıktır. Ayak kısmında sırtla cilt arasında ayrılma vardır. Fotoğrafları inceleyerek pey veriniz.
Kâdirîlik tarikatının kurucusu Abdülkadir Geylanî'nin kısa risalesinin Türkçe tercümesi. Hacmi küçük olsa da tasavvuf erbabı tarafından çok kıymet verilmiştir.
*Sırtının baş ve ayak kısımlarında kopma vardır. Metin iyi kondisyonda ve sağlamdır ancak bazı sayfaların alt ucunda kıvrılma vardır. Künye sayfasının kondisyonunu inceleyerek pey veriniz.
İbnülarabî'nin Füsûs eserinin Türkçe tercüme ve şerhi.
*Formaları ciltten ayrıktır. Baş tarafındaki sayfalar metne zarar vermeyecek şekilde kesilmiştir. İncelemek için son sayfanın örnek fotoğrafına bakınız.
İmam Birgivî'nin Kur'ân ve sünnet rehberliğindeki bir dinî hayatın esaslarını anlattığı, bid'at ve hurafeleri de yazarak bunlara karşı uyardığı eseri. Eserin adı "Muhammed'in yolu" anlamındadır.
Osmanlı son dönem ve Erken Cumhuriyet âlimlerinden Mehmed Vehbî'nin Hanefî fıkhına göre yazdığı tefsir. Eser klasik bir tefsirden ziyade güncel meseleleri de ele alan, farklı görüş ve yaklaşımları da dillendiren bir içeriğe sahiptir.
*Tamir gören sayfaların kondisyonunu görmek için son iki fotoğrafı inceleyiniz. Metnin diğer kısımları iyi kondisyondadır.
Kültür ve edebiyat tarihimizin başat yayınlarından olan dergi, 2. Abdülhamid devrinde yayın hayatına başlamıştır. Geniş bir içerik yelpazesiyle hem bu alanlara yön vermiş, hem de meşhurlar ve devlet adamlarının yanında bilim ve teknik konularda da döneme dair önemli bir kaynaktır.
*Dış görünüşü yorgun haliyle. Formaların birkaçında cüzi ayrılmalar vardır.