Kapak resminde İbrahim Balaban´ın bir resminin olduğu bu romanda, 1970l´li ve 80´li yıllarda gerçekleşen toplumsal olaylar iki köyün çatışması üzerinden anlatılmıştır.
İthaf, "Sayın üstadımız Bay F. C. Güven´e sonsuz saygılarımla, 2/6/1936" şeklindedir.
İlk şiiri 1931´de Adana´da İsmail Hakkı Sevük´ün çıkardığı Memleket mecmuasında çıktı. Şiirlerinde gurbet duygusunu ve özellikle Kerkük´e karşı duyduğu hasreti dile getirdi. Şiirlerinden bazıları bestelendi. Memleketçi ve milliyetçi bir şair olan Esin, millî duyguların ağırlıkta olduğu şiirleriyle tanındı.
Atasoy bu kitapta tarihsel olarak Kandilli´nin tarihi, mimarı ve sosyolojisi hakkında incelemelerde bulunmuştur. Kitapta 24 sayfalık Kandilli ve Boğazla ilgili planların, haritaların ve tarihi eserlerin fotoğrafları mevcuttur.
Deri sırtları panelli ve altın yaldız başlıklı, kapakları cilt bezi kaplı dönem ciltlerinde... İç kapakları ebru süslemelidir. Anlatıma birçok Rouargue sc. gravürü eşlik etmektedir.
Cahiliye döneminin ünlü şairlerinden Züheyr bin Sülma, ölmeden önce gördüğü rüya üzerine oğulları Ka´ab ve Büceyr´e Medine´de zuhur edecek peygamberin yanına gitmeleri ve ona tabi olmalarını söylemiştir. Babalarının bu vasiyetini yerine getirmek için yola çıkan kardeşlerden Büceyr yolculuğu tamamlamış ve Hz. Muhammed´e tabi olarak müslüman olmuş; Ka´ab ise Medine yakınlarında bir yerde kalmıştır. Ka´ab kardeşinin peygamberin ümmetinden olduğunu öğrendiğinde, Hz. Muhammed ve kardeşi Büceyr´i hicveden bir şiir kaleme almıştır. Şiiri duyan Hz. Muhammed Ka´ab´ın katline ferman vermişse de Ka´ab´ın kardeşi peygamberden özür dilerse affa nail olacağını bildirmiştir. Ka´ab bu sefer peygamberi öven "Kaside-i Banet Suad" ismini verdiği kasidesini kaleme alarak Hz. Muhammed´in huzuruna çıkarak, şiirni sunar ve af diler. Hz. Peygamber´in affına nail olmakla kalmayıp günümüzde Topkapı Sarayı´nda sergilenen ve "Bürde" adı verilen hırkayı peygamberden hediye olarak almıştır. Kaside böylece, hediye edilen hırkadan yola çıkılarak "Kaside-i Bürde" ismiyle ünlenmiştir.
Abdülhak Hamid Tarhan´ın "Ruhlar" adlı piyesinin felsefi içerikli ekidir. Abdülhak Hamid okuyucuya düşündürmek istediği konuları ağırlıklı olarak "Dilşad" ve "Kanbur" karakterleri arasındaki diyaloglarla müşahhaslaştırmıştır.
Emeviler ve Abbasiler döneminde başlayan ve Osmanlı´da da yaşatılan bir gelenek olan "Surre" Hac zamanı Mekke ve Medine şehirlerine hediye gönderme anlamına gelmektedir. Osmanlı´da Surre-i Humayun olarak bildiğimiz bu törenler hakkında bir çok bilgi, belge ve görsele yer verilen eser gazateci-yazar Nevzat Bayhan tarafından kaleme alınmıştır.
Güncel konulara ilgisiyle tanınan Şair Eşref, sert ve mizahi eleştirileri sebebiyle hayatının önemli bölümünü yurtdışında geçirmiştir. En verimli zamanları da siyasî baskıdan uzak olduğu bu dönemlerdir.
*Künye sayfası yoktur.
İthaf " Sn. Mine Yıldız'a Piraziz'den sevgilerle Naim Tirali 1992" şeklindedir. Naim Tirali, Giresun'da doğdu. İlkokulu Piraziz ve Giresun'da okudu. Orta öğrenimini Galatasaray Lisesi'nde yapmıştır. Öyküler yazmaya henüz lise çağlarında başlayan Naim Tirali'nin ilk öyküsünü 1943 yılında Yeşil Giresun gazetesinde, ilk kitabı Park 1948'te yayınlanmıştır. 1946 yılında Giresun'da Karadeniz Postası gazetesini çıkaran Tirali İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Hukuk doktorası için Paris'te bir yıl kalıp yurda dönmüştür. 1950'li yıllarda yayımcılıkla da ilgilenen Naim Tirali, Yenilik matbaasını kurmuş ve aynı adlı dergiyi beş yıl boyunca yayımlamıştır. 1956 yılında Vatan gazetesine girmiş , 1962'de Ahmet Emin Yalman'ın sahibi olduğu Vatan gazetesinin tüm hisselerini satın alarak gazete sahibi olarak 1975 yılına kadar Ankara ve İstanbul'da yayınını devam ettirmiştir. Tirali, 1960'ta Pulliam davasından dolayı 1959 yazı işleri müdürüyken, bir Amerikalı yazarın Adnan Menderes'i eleştiren yazısını yayımlaması nedeniyle 16 ay hapse mahkûm olup hapse girmiştir. Bu dönemde öykü kitapları Yirmibeş Kuruşa Amerika ve Aşka Kitakse'yi yayımlamıştır. 1977 yılında basın şeref kartı almıştır.
İthaf "Değerli Şair Hasan Bedii Faik Beyefendi'ye saygıyla 28.3.967 A. Halim Uğurlu" şeklindedir. Şair Halim Uğurlu 1926'da Konya'da doğdu. Taşkent İlkokulu, Taksim Erkek Lisesi , İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nde eğitim gördü. Şiirleri 1945 yılında Büyük Doğu, Yenilik, Yeşil Giresun; sonraki yıllarda Edebiyat Dünyası (1949); 1963-69 arası Türk Dili, Papirüs, Son Çağ, Güney (1967-72), Soyut, Yansıma, Yenilik; 1987 yılından itibaren Türk Dili Dergisi (1992-2001) dergilerinde yayımlandı. 1970 yılında tek şiir dalında TRT Şiir Ödülünü aldı. 2001 yılında İstanbul'da vefat etti.