Türkiye´de araştırmacı gazeteciliğin en önde gelen ismi Uğur Mumcu´nun (1942 - 1993), 1970´lerde Cumhuriyet ve Yeni Ortam gazetelerindeki yazılarından bir derleme…
Suriye, İran ve Türkiye´de geçirdiği 10 yıl boyunca Arapça, Farsça ve Türkçe dillerine hakim olan Fransız oryantalist François Petis de la Croix´nın (1653-1713), Binbir Gece Masalları tarzında kaleme aldığı "Bin Bir Gün" isimli peri masalları derlemesi... Müzayedemizde sunduğumuz nüsha, ilk olarak 1710 - 1712 yılları arasında beş cilt halinde yayınlanan eserin, yayıncı E. Dupuis tarafından gençlerin kullanımına yönelik olarak hazırlanan 1855 tarihli baskısıdır. Masallara, A. Gaillard tarafından çizilen 500 adet çelik baskı illüstrasyon eşlik ediyor. Doğu ve Batı tarzı desenleri zarifçe buluşturan, yaldızlı, kabartmalı ve görkemli orijinal cildinde... Sayfa kenarları altın yaldızlıdır.
Bizans´ın kuruluşundan Konstantinopolis´in 1453´teki fethine uzanan kapsamlı bir anlatı... İç kapakları ebrulu, sırtı altın yaldız süslemeli deri dönem cildinde.
Varlık Yayınlarının Faydalı Kitaplar serisinden çıkan bu güzide eserde dünyaca ünlü kırk bestecisinin biyografileri ve sanat yaşamlarını okuyacaksınız...
Bulgaristan Aziz Kiril ve Methodius Ulusal Kütüphanesi´nde bulunan 16. yüzyıldan kalma Farsça yazma eserlerde bulunan peygamberler, Mekke´nin fethi ve Timur´la alakalı 20 adet minyatürün tıpkı basımını içeren eserdir. Orijinal muhafaza cildinde.
Zeybeklikle ilgili etimolojik tahlilinden başlayarak zeybek kültürü ve gündelik hayattaki yerinin aktarıldığı bu kitap Aydın´ın meşhur efeleri hakkında geniş bilgilerle tamamlanıyor...
Sayfa 139-142 aralığında sayfaların alt tarafı yırtıktır.
Henri Daniel-Rops´un eserinin ilk cildinde, İsa´nın gelişinden önceki Yahudi halkı anlatılmış; ardından yayımlanan ikinci cildinde ise İsa´nın peygamberlik dönemi ve zamanı ele alınmıştır.
İspanya doğumlu Domingo Francisco Jorge Badía y Leblich, küçük yaşta Arapça öğrenmiş ve Arap örf ve adetleri üzerine araştırmalar yapmıştır. 1803 yılında Ali Bey el Abbassi takma adıyla Fas´a gitmiş, iki yıl boyunca Abbasi halifelerinin soyundan geliyormuş gibi davranarak yaşayacağı bu ülkede kral tarafından huzura bile kabul edilmişti. Daha sonra hacca, Mekke´ye gitmek üzere yola koyulan Ali Bey, Müslüman gibi davranarak Kutsal Topraklar´da elini kolunu sallayarak dolaşmıştır. Maceralı seyahati boyunca Mısır, Trablus, Kudüs, Suriye ve İstanbul´a da uğrayan Ali Bey, evine döndükten sonra birtakım siyasi hadiseler sonucu Fransa´ya kaçmış, burada seyahatnamesini yayımlamıştır (1814). 1818 yılında Ali Osman takma adıyla ikinci bir Doğu yolculuğuna çıkmış, Halep´e vardıktan kısa bir süre sonra ansızın ölmüştür. Hakkında Fransız ajanı olduğu yolunda söylentiler çıkan Ali Bey´in, Halep´te zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir... Kapakları ebrulu, deri sırtı altın yaldız başlıklı, tümüyle deri dönem cildinde... *14 sayfalık metin bölümü yorgundur ve bazı noktaları bantla tamir edilmiştir.
Ahmed Cevdet Paşa'nın, 1774 senesinden başlayarak 1826 senesine kadar gerçekleşen olayları kapsayan 12 ciltten mürettep Osmanlı Devleti tarihini konu alan eseridir.
Türk Yurdu Cemiyeti´nin fikirlerini yaymak için kurulan dergi Türk Yurdu Cemiyeti kapanınca Türk Ocakları´nın yayın organına dönüşmüş dergi, yayın hayatına 30 Kasım 1911 tarihinde başlamış ve günümüzde hala faaliyette olan Türk Yurdu dergisinin 24. sayısının ilavesidir. İlavede Yusuf Akçura, Ziya Gökalp, Aka Gündüz, Ali Canip ve Halide Edip gibi dönemin ünlü Türkçü yazarlarının Türkçülük ve Turancılık akımları çerçevesinde kaleme aldıkları yazılar yer almaktadır.
Hâfız İsmail Hakkı´nın iki bölümden oluşan eseri hadisler ışığında Hz. Muhammed´in "şekil ve şemalini" tavsif etmekte aynı zamanda güzel ahlakını,örnek davranış ve amellerini aktararak okuyanlara peygamber sevgisi kazandırma gayretindedir.
Lutfi Paşa (ö. 1564) eserin yazılış sebebinden bahsederken, sadârete geldiğinde devlet teşkilâtını karışık bulduğunu, kanun ve nizamların eski dönemlerden farklı uygulandığına şahit olduğunu, bu yüzden kendisinden sonra iş başına geçeceklere faydalı olmak üzere tecrübesine ve görüp işittiklerine dayanarak bu risâleyi kaleme aldığını söyler.
Osmanlı Türkçesiyle basılmış Türk polisiye edebiyatı eserleri arasında en iyilerden kabul edilen bu roman, ardı ardına işlenen cinayetleri çözmeye uğraşan bir gazeteciyi konu alıyor.
*Cildi formalardan ayrılmıştır ve cildin arka kısmında yırtılma mevcuttur.
Türk şiirinin durmadan kendini yenileyen, en deneyci şairlerinden İlhan Berk´in, 1939-1947 yılları arasında kaleme aldığı şiirleri bir araya getirdiği ikinci şiir kitabı...