"Lise öğrencilerine Şehnâme'nin genel içeriğiyle eski eğitimimizdeki değerini tanıtan bir mukaddimeyi ve Türkçe parçalarla özetleri içeren bir giriş kitabıdır."
Osmanlı alimi ve kazasker olup yeniçeriliğin kaldırılması esnasında padişahın yanında yer aldığı bilinen İmamzade Esad Efendi´nin, Hanefi fıkhında kabul gören görüşlerden derleyerek kaleme aldığı Türkçe ilmihal kitabıdır.
Yayın hayatına, İstanbul’da yayımlanan İkdam gazetesinin İsviçre muhabirliğiyle başlayan Mustafa Rahmi Balaban, 1923 yılından itibaren modern eğitim ve öğretim kurumlarıyla kitap ve öğretmen sayısının son derece az olduğu bu dönemde iyi yetişmiş bir eğitimci olarak modern pedagojinin ilke ve metotlarını yaymak, öğretmen yetiştirilmesine katkıda bulunmak maksadıyla psikoloji, pedagoji, felsefe, ahlâk, Türk dili, çocuk edebiyatı, medeniyet ve kültür tarihi gibi alanlarda telif ve tercüme olmak üzere seksen kadar eser yazmış ve bunların altmıştan fazlası yayımlanmıştır.
Bursalı Mehmed Tahir tarafından yanlışlıkla Kara Davud İzmitî´ye nispet edilen eser, Muhammed b. Süleyman el-Cezulî´nin "Delâilü´l-Hayrât" adındaki salavat mecmuası üzerine yapılmış en meşhur Türkçe şerhtir. Müellif Kara Davudzâde Mehmed Efendi, alışılagelen şerh yöntemini takip etmeyerek, değişik konulara da değinmiş, bunları farklı kıssa ve tasavvufi menkıbelerle zenginleştirmiştir. Öyle ki eser, şerh olmanın ötesinde, telif eser mahiyeti alarak ahlak ve siyer konularını içeren bir öğüt kitabı haline gelmiştir.
Sadi Şirazî´nin ünlü Farsça eseri Gülistan, çoğunlukla günlük hayatta karşılaşılan olaylar dikkate alınarak ahlakî ve edebî sonuçlar çıkarılabilen hikâye ve nüktelerle süslenmiş; Farsça ve Arapça şiirlerin yanı sıra ayet, hadis ve atasözlerine de yer vermiştir. Bu önemli eseri şerh eden Boşnak asıllı Osmanlı alimi ve şarihi Sudi Efendi ise özellikle Fars dili ve edebiyatı konusunda döneminin başarılı alimlerinden biri olup Arapça ve Türkçeden de eserler tercüme etmiş ve İbrahim Paşa Sarayı´ndaki Gılman-ı Hassa´ya hocalık yapmıştır.
Şeyhülislam Çatalcalı Ali Efendi´nin, Osmanlı Devleti´nde günlük hayatta karşılaşılan konularla ilgili fetvalarını içeren bu eser, Osmanlı Fetvahanesi´nin en muteber gördüğü 4 fetva kitabından biridir.
Sırtı ayrık, bazı sayfaları yıpranmış, cilt bezi kısmen soyulmuş haldedir.
Mevcut sayılar: 24, 26, 27, 65, 69, 70, 71, 72, 74, 75, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 92, 93, 94, 102.
"İşhad", "İştihad" ve "İctihad" adlarıyla Abdullah Cevdet´in idaresinde yayımlanan, Batılılaşma ve İslam hukukunda ıslahat taraftarı ilmî, siyasî ve edebî içerikli bir dergi olup yazar kadrosunda Reşad Nuri, Halide Edib, Ahmed Haşim, Mehmed Fuad Köprülü gibi değerli isimleri barındırmıştır.
Yusuf Hemedani ile Ubeydullah Ahrar arasındaki dönemde yaşamış olan hacegân ve Nakşibendî şeyhlerinin sözlerini ve menkıbelerini içeren Farsça eser Reşehât´ın önsözünde yazar, şeyhi Ubeydullah Ahrar´ın sohbetlerine katılarak duyduklarını not ettiğini, bu bilgileri Nakşibendiyye´ye mensup diğer şeyhlerden duyduğu ve güvenilir eserlerden derlediği bilgilerle beraber kitap haline getirdiğini belirtmiştir.
Modern Türk şiirinin önde gelen isimlerinden Behçet Necatigil, hiçbir edebi akıma katılmayıp her akımdan biraz etkilenmiş ve de her akımı önemli ölçüde etkilemiş çalışkan ve üretken bir şair, aynı zamanda oyun yazarı, çevirmen ve edebiyat öğretmenidir.
Tefsîru Tibyân, Ayıntabî Mehmed Efendi tarafından kaleme alınan, Kur´ân-ı Kerîm´in ilk Türkçe matbu tefsiridir. Tefsîru Mevâkib ise İsmail Ferruh Efendi´nin, Hüseyin İbn Ali el-Kaşifî´nin el-Mevâhibü´l-Aliyye adlı Farsça tefsirinden hareketle yazdığı bir tefsirdir.
Numarası yazılmayan sayfalardaki numaralar el yazısı ile tamamlanmıştır. Sona doğru birkaç sayfası tamirlidir. Bazı sayfa kenarlarında yazılar mevcuttur.
Ankara merkezli Hicri 1338 yılında kurulan şirketin rapor metnini içerir. Ön yüzünde meclis idare azalarının isimleri yazılmıştır. Metin içeriğinde yazılı olan "Meclis İdare Raporu" son kısımda Fransızca tercüme ve latin harfleriyle tekrar yazılmıştır.