Çankırı Mebusu Ahmet Talat tarafından imzalı, Balıkesir Mebusu Kazım Paşa hazretlerine Maarif Vekili Necati beyin ölümü üzerine hakkında yazılan övgü: "Türk edebiyatında ilk temelini atan bu eseri tab ettirmekle Türk lisan ve edebiyatına, her Türkün şükranını kazanacak, bir hizmet ifa ve samimi Türklük tarihinde ibka eden aziz kardeşi Maarif Vekili Necati'nin hayatında şahsına, ölümünden sonra reevana karşıduyduğum ve izarını şeref bildiğim muhabbet ve hürmeti teyid kendisine şükranlarımı tebid için bu eseri bu eseri size takdim ederim. Bu satırları Necati'ye hürmetin aziz reisimizin huzurunda yazılmış bir muhabbetive Türkler Ankara26 Ocak 1929
İthaf, "Ara Güler, 2012" şeklindedir. Ara Güler'in, 1952'de Kumkapı'da, balıkçı semtinde geçirdiği günler sırasında çektiği fotoğraf ve yaptığı söyleşiler yer almaktadır. Bunlar arasında İstanbul'un son Ermeni balıkçıları da vardır.
Yevgeni Aleksandroviç Yevtuşenko [1933-2017] Rus şair. Birkaç film senaryosu da yazmış olan şair, ayrıca romancı, denemeci, dramacı, senarist, yayıncı, aktör, editör ve yönetmendir.
Yaşamını sürdürdüğü ABD'de Tulsa, Oklahoma'da 2017'de vefat etmiştir.
Mevlana Ziyaeddin Halid, 1779 senesinde Irak'ın Süleymaniye şehrine bağlı Karadağ'ın Şehrizor bölgesinde doğdu. Hâlid, Nakşibendiye mensupları arasında Mevlânâ unvanıyla tanınmıştır. Karadağ'da Berzenc ailesinden Şeyh Abdurrahîm ve kardeşi Şeyh Abdülkerîm başta olmak üzere çeşitli hocalardan ders alıp öğrenimini tamamladı. Daha sonra mantık ve kelam ilmi üzerine yoğunlaşarak bölgedeki diğer ilim merkezlerini dolaştıktan sonra Bağdat'a gitti. Vali Baban İbrahim Paşa'nın müderrislik teklifini kabul etmedi. Delhi'de Abdullah Dihlevi ile görüşerek ona intisap etti. Nakşıbendiyye'nin seyr ü sülûk mertebelerini beş ayda (diğer bir rivayete göre ise on bir ayda) katetti ve şeyhi tarafından halife olarak Süleymaniye'ye geri gönderildi. Kendisine Nakşıbendiyye'nin yanı sıra Kâdirî, Sühreverdî, Kübrevî ve Çiştî tarikatlarından da irşad için izin verildi. Süleymaniye'ye döndükten sonra Bağdat'a gidip kısa bir süre orada kaldı. Hâlid'in Nakşıbendiyye tarikatını yaymaya başlaması Süleymaniye'deki Kâdirî şeyhlerini rahatsız etti; bunlar valiyi ona karşı kullanmaya çalıştılar. Bu durum karşısında Hâlid 1813 yılında tekrar Bağdat'a gitti; orada satın aldığı bir medreseyi Nakşıbendî zaviyesine çevirerek irşad faaliyetine başladı ve çok sayıda mürid topladı. Süleymaniye'de Şeyh Ma'rûf Benzencî onu sahtekâr, sapık ve yogi olmakla suçladı. Bu arada Tahrîrü'l-Hitâb Fi'r-Red Alâ Hâlidi'l-Kezzâb adlı bir de risale yazarak bunu Bağdat valisi Sa'îd Paşa'ya gönderdi. Şeyh İsma'il Gazzî'nin kızkardeşi Ayşe Hanım'la evlendi ve daha sonra satın aldığı bir eve taşındı. Ömrünün geri kalan yıllarını Şam'da geçirdi. 1826'da Şam civarında yayılan veba salgınından öleceğini anlayınca üç müridinin kendi yerine geçmelerini, Karadağ'daki emlakinin yeğeni Mahmud Es-Sâhib'e verilmesini vasiyet etti. Gömüleceği yerin tespiti ve defniyle ilgili hazırlıkların tamamlanmasından sonra 1243/9 Haziran 1827'de vefat etti. Bahâeddîn ve Abdurrahmân adındaki çocukları da aynı yıl vebadan öldüler. Şam yakınlarındaki Cebelükâsiyûn'un tepelerinden birine defnedilen Hâlid El-Bağdâdî'nin kabrinin üzerine daha sonra bir bina inşa edildi.
Reşad Ekrem Koçu, Türk tarihçi ve yazar. Tarihi konularda yazdığı fıkra, roman, hikâye ve incelemeleriyle ve en önemli yapıtı İstanbul Ansiklopedisi İle tanınmaktadır.
Türkiye'de balıkçılık konusunda başvuru kaynağı niteliğinde olan ve Türkiye'deki deniz ve tatlısu balıkları, deniz canlıları, göl ve akarsularla ilgili bilgilerle avlanma tekniklerini içeren bu eser için İstanbul Ansiklopedisi'nde Reşat Ekrem Koçu şu ifadeyi kullanmıştır: "'Balık ve Balıkçılık' milli kütüphanemizde benzerine ender rastlanan muazzam eserlerdendir kendi mevzuunda ise tek eserdir."