İstanbul´dan Antakya´ya Freely, hem modern Türkiye´nin cazibesini hem de geçmişinin harikalarını keşfetti. Sonuç, onun izinden giden herkes için hem bilgilendirici bir rehber hem de dikkate değer bir seyahat günlüğüdür.
İlk sayısı 2 Ocak 1922 tarihinde yayımlanan Aydede Dergisi´nin son sayısı Refik Halid´in Türkiye´den ayrıldığı 9 Kasım 1922 tarihinde yayımlanmıştır. Yayımladığı dönemde en etkili iki mizah dergisinden biridir. Derginin başında, Kurtuluş Savaşı sırasında mücadeleye karşı çıkanlardan oluşan ve Türkiye´den sürgün edilen "Yüzellilikler" adıyla anılan listede yer alan Refik Halid Karay vardır. Refik Halit Karay, 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi’nden sonra başlayan ve ilerleyen süreçte daha da yoğunlaşmış olan Millî Mücadele hareketine, en başından itibaren muhalif bir tavır takınmıştır. Çünkü bu hareketi, İttihatçı bir örgütlenme olarak görmüştür. Aydede dergisinin yayımlanmaya başladığı 1922 yılı başlarında artık Millî Mücadele’de de önemli aşamalar kaydedilmişti. Yunanlılar taarruz güçlerini kaybederek savunmaya çekilmişlerdi. Türk ordusu ise düşmana kesin darbeyi vurmak için taarruz hazırlıkları yapıyordu. Refik Halit, her şeye rağmen dergide Millî Mücadele’yi iğneleyici yazı ve karikatürlere yer veriyordu.
Atatürk´ün, para ve pulların üzerine basılan en güzel fotoğraflarını çektiği için "Atatürk´ün Fotoğrafçısı" olaran hatırlanan Jean Weinberg´in, baskı tekniği ve estetik yönünden dönemini aşacak ölçüde fevkalade albümü... Dönemin yönetici ve bürokratlarının yanı sıra; sanatçıların, edebiyatçıların, gazetecilerin portrelerine, el yazısı örneklerine, Kurtuluş Savaşı dönemi fotoğraflarına ve Türkiye manzaralarına yer veren albüm, "devlet adamlarına, âli zevata mahsus" olarak kuşe kâğıda basılmış olup sırtı ve yan kâğıtları yenilenmiş orijinal cildi içindedir.
Toplum ve kitle psikolojisinin öncü isimlerinden biri olan Gustave Le Bon´dan kapsamlı bir Hindistan incelemesi... 7 renkli taş baskı levha, 2 planş ve 350 gravür/illüstrasyon eşliğinde... Deri sırtı altın yaldız dekorlu, iç ve dış kapakları ebru süslemeli deri dönem cildinde.
Vitali Hakko´nun otobiyografisi... "Genç Cumhuriyetin ilk kuşağıydık. Bize hız veren Atatürk devrimleriydi. Şapka devrimi, kıyafet devrimi olmasaydı, kuşkusuz bugün Vakko da olmazdı. Bu nedenle, birçok defa dile getirdiğim gibi, Vakko, tüm varlığını Kemalist devrimlere ve Türkiye´nin Batılılaşma çabalarına borçludur..." - "Sayın (?)´a sevgiyle." ithafıyla, 26 Haziran 1998 tarihinde imzalanmıştır.
Yayımladığı "Basiret" isimli dergi ile adı birlikte anılan Ali Efendi´nin, 1866 ilâ 1908 seneleri arasında özellikle İstanbul ve dünyada meydana gelen siyasi, sosyal ve kültürel olayları kaleme aldığı hatıratıdır.
İngiliz ordu subayı Henry Montague Hozier´ın, Osmanlı tarihinde "93 Harbi" olarak bilinen 1877-1878 Türk-Rus Savaşı´nın neden ve sonuçlarını, her iki ülkenin bölgedeki çekişmelerini ele alarak irdelediği; çok sayıda gravür ve haritayla bezeli "Türk-Rus Savaşları Tarihi"... Birinci cilt: 11 gravür, 2 harita - İkinci cilt: 14 gravür, 6 harita. Kitapta yer alan Sultan V. Murad görselli portre gravürün altına, yayıncının hatası sonucu o dönem henüz yeni tahta çıkan Sultan II. Abdülhamid´in ismi yazılmıştır. Ön ve arka kapakları Rus çarı II. Aleksandr ve Osmanlı padişahı V. Murad görselli ve gofre başlıklı, sırtları panelli, altın yaldız dekor ve başlıklı orijinal deri ciltleri içinde... İç kapakları ebru desenli, sayfa kenarları altın yaldızlıdır. *Birinci cildin sırt panellerinden en üstteki, ikinci cildin sırt panellerinden en alttaki eksiktir. İkinci cildin üst sırt panelinin köşesinde zedelenme mevcuttur.
Yazarı Erzurumlu İbrahim Hakkı´nın bilinen en önemli eseridir, tasavvuf, ahlak, kelam ve fıkıh gibi ilimlerle; aritmetik, geometri, astronomi, fizyoloji ve psikoloji gibi bilgi dallarına dair dönemindeki bilgi birikimini kuşatan ansiklopedik nitelikte bir eserdir.