"Müftüzade Mehmed Nuri, İtimad etme sakın sâmiaya bâsıraya, Olur onlar da nice sehv ve hataya mazhar, İki hıssiyet (hasiyyet) eder batıl ile hakkı temyiz, Biri tedkik-i haberdir biri ta'mîk-i nazar, İşidenin ve görenin kelamına inanma, zira anlarda çok yalan yanlış vardır. İki hıssiyet (hasiyyet) vardır ki doğru ile doğru olmayanı ayırır. Anlardan birisi haber verilen kelamı tedkik ve tahkik etmek ve biri de iyice o şeyi görmelidir. [İşidenin ve görenin kelamına inanma, zira anlarda çok yalan yanlış vardır. İki hıssiyet (hasiyyet) vardır ki doğru ile doğru olmayanı ayırır. Anlardan birisi haber verilen kelamı tedkik ve tahkik etmek ve biri de iyice o şeyi görmelidir.] 3 Teşrinisani 1329, 3 Üçdür, Mehmed Akif"
Döneminde “Aşk ve Kadın Şairi” olarak tanınan Celal Sahir (1883 – 1935), Servet-i
Fünun’la başladığı şairlik hayatını, 1911 yılından itibaren Milli Edebiyat akımı
doğrultusunda sürdürmüştür.
Eski başbakanlardan Bülent Ecevit´in (1925 - 2006) CHP genel başkanı olduğu dönemde, kendisine gönderilen "Varlık Yıllığı" dolayısıyla, Varlık dergisi ve Varlık Yayınları sahibi Yaşar Nabi Nayır´a gönderdiği teşekkür mektubu… Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı antetli kâğıda...
Türk mizah edebiyatının en yaratıcı, en çalışkan, en üretken kalemi, uluslararası yazarımız Aziz Nesin´in (1915 - 1995), bir çiftin nikâh şahitliğini yaparken…
"İngiltere ile İtalya Arasında: Şirk", "Afrika´daki İslam Mücahidleri Büyük Zaferlerinin Arifesinde Bulunuyorlar", "Francalacılar Emanete Bir Hesap Verdiler", "Aktirist Nermin Hanımın 1500 Lira Kıymetindeki Çantası Çalındı" manşet başlıklarını içermektedir.
Nutuk, "… Askerler! Size en son bir vasiyetim var ki ifasını rica ederim. Eğer ben şu tepenin tarafınızdan zabtolunduğunu göremeden evvel câm-ı şehadeti nûş edecek olursam cesedimi burada toprak altına defnetmeyerek mutlaka bu tepeyi… bu tepeyi zapt ile üzerinde benimçün bir mezar hafr [kazma] ve beni oraya defnediniz. Yok eğer tepeyi zabtedemeyecekseniz bırakın cesedim bu topraklar üzerinde kalsın meâkil-i vuhûş ve tuyûr [kurda kuşa yem] olsun." ifadelerini içermektedir.
Anıt, Mehmet Çavuş ve 25 erin anısına 1919 yılında yapılmıştır. Anıtın yapıldığı yer yabancı kuvvetlerin bütün hücumlarıyla durdurulduğu noktayı işaretlemektedir. Bu tepeyi savunmakta olan Türk Birliği, cephaneleri bittikten sonra düşman kuvvetlerine karşı olağanüstü bir direniş göstermiş olduklarından bu tepeye Cesaret Tepe adı verilmiştir.