Peyami Safa´nın eski ve yeni harfli imzalarıyla...
Peyami Safa´nın, Cumhuriyet gazetesinde makalesini yayımlatmak isteyen Prof. Dr. Abdülkadir Karahan´a cevaben kaleme aldığı, Osmanlıca ve Latin harfli imzalarının yer aldığı el yazısı mektubu, 22x29 cm...
"Sevgili kardeşim Abdülkadir,
Vedam-ı ziyaretinizde evde bulunmadığınıza çok üzüldüm. Bıraktığın makale cidden güzel. Tasvir-i Efkar onu Cumhuriyet Bayramı nüshasında neşredecekti; fakat öyle bir yazı kalabalığı vardı ki münderacatın, hatta değerli kısımlarından bile yarısını feda etmek lüzumu hasıl oldu. Makalen zamanı geçmeden neşredilecek, sana o nüshadan göndereceğim. Zonguldak´ta Aydın Bey´in müsbet ve iyi intibalara da çok memnun oldum. Orada seni iyi karşılamış ve şimdiden sevmeye başlamış olmalarına hayret etmem. Seninle kıymet bilen insanlar arasındaki münasebetin ezeli ve ebedi kaderi budur. Senin dost ve insan kalbini daima sitayişle yad eden Nebahat ve senin hakkında bizim gibi düşünmeye namzet... Nebahat hararetli selamlarını buraya ilave edilmesini rica etti. Ben de senin gözlerini öperim. Cumhuriyet Bayramını tebrik ederim, aziz kardeşim Abdülkadir.
Hamiş: Bu mektubu sana yollamadan evvel gazeteye uğradım. Makalenin pek uzun oluduğunu ve kısaltmak mümkün olup olmadığını sordular. Ben ... kısmı çıkarmayı düşündüm, hatta üstünü kurşun kalemle çizdim. Fakat sonra gördüm ki makale sakatlanıyor. Bu şekilde intişarına gönlüm razı olmadı. Yazıyı sana gönderiyorum. Eğer yazıya bakıp kısaltıp bana gönderirsen gazetede çıkar. Olmazsa müthiş bir kıtlığının zaruretini kabul ve teslim ederek bana hak vereceğini umarım. Emin ol ki makaleni çok bekledim. Fakat tamamıyla fiziki bir zarurete boyun eğmek mecburiyetindeyiz. Kısaltabilir ve çabuk yollarsan mesele biter."